Aydın, yenilenebilir enerji kaynakları ile karbon ayak izini azaltıyor

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Dr. Öğretim Üyesi Ali Kemal Çakır, doğa dostu bir Aydın için yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması gerektiğine dikkat çekti. İklim değişikliğine karşı temiz enerji üretiminin önemli olduğunu söyleyen Çakır, 'GES, JES, RES ve HES gibi yenilebilir enerji kaynakları, fosil yakıtlara bağlılığı önemli oranda azaltabilecek belki de yegane enerji kaynaklarıdır. Bu anlamda Aydın, yenilenebilir enerji tesisleri ile karbon ayak izini düşürerek doğa dostu bir şehir olmaya aday durumdadır' dedi.

PAYLAŞ
Aydın, yenilenebilir enerji kaynakları ile karbon ayak izini azaltıyor
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Dr. Öğretim Üyesi Ali Kemal Çakır, doğa dostu bir Aydın için yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması gerektiğine dikkat çekti. İklim değişikliğine karşı temiz enerji üretiminin önemli olduğunu söyleyen Çakır, 'GES, JES, RES ve HES gibi yenilebilir enerji kaynakları, fosil yakıtlara bağlılığı önemli oranda azaltabilecek belki de yegane enerji kaynaklarıdır. Bu anlamda Aydın, yenilenebilir enerji tesisleri ile karbon ayak izini düşürerek doğa dostu bir şehir olmaya aday durumdadır' dedi.
Kentte Yaşam - Kentte Yaşam

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Dr. Öğretim Üyesi Ali Kemal Çakır, doğa dostu bir Aydın için yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması gerektiğine dikkat çekti. İklim değişikliğine karşı temiz enerji üretiminin önemli olduğunu söyleyen Çakır, “GES, JES, RES ve HES gibi yenilebilir enerji kaynakları, fosil yakıtlara bağlılığı önemli oranda azaltabilecek belki de yegane enerji kaynaklarıdır. Bu anlamda Aydın, yenilenebilir enerji tesisleri ile karbon ayak izini düşürerek doğa dostu bir şehir olmaya aday durumdadır” dedi.

İklim değişikliğine direnç göstermenin yollarından birisini karbon salınımını azaltıp yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilginin artırılması olarak gösteren ADÜ Dr. Öğretim Üyesi Ali Kemal Çakır, “ Küresel iklim değişikliğine direnç için bireysel önlemler geliştirilmeye elbette devam ediyor. Bu anlamda ağaç dikmek, enerjide tasarruf, kısa alanlarda seyahat, az tüketim, yeniden kullanım gibi birçok öneri mevcut. Ama kentler bazında daha geniş bir perspektifte baktığımızda yenilenebilir enerji kullanmanın önemini kavramakta daha ısrarcı olabiliriz. Biz ekosistemin ürettiğinden daha fazla tüketmeye başlayalı en az 30 yıl oldu. İnsanlığın bugünkü ihtiyaçlarını giderirken, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını yok etme konusunda hızla adım atıyoruz. Bunu politika yapıcılara ekonomik ve sosyal gelişimler ışığında aktarmak önemlidir” dedi.

Karbon ayak izi arttıkça iklim krizine karşı direnç azalıyor

Kentleşmenin hızla artmasıyla karbon salınımının arttığını, yaşam ve doğa kalitesinin düştüğünü, beraberinde iklim krizine karşı daha kırılgan refleks geliştiğini kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Ali Kemal Çakır, doğa dostu kentler için karbon ayak izinin düşürülmesi gerektiğini söyledi. Aydın’ın “doğa dostu kent” olma yolunda önemli avantajları olduğunun altını çizen Çakır, “ Doğaya yaydığımız karbon salınımı; kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtların yakılması sonucu gerçekleşir. Bu kapsamda doğrudan yakılan yakıtların yaydığı emisyon doğrudan veya birincil karbon ayak izi olarak adlandırılırken, enerji dolaylı gerçekleşen salınıma ikincil veya dolaylı karbon ayak izi denilmektedir. Dünya geneline baktığımızda nüfusunun yarısı şehirlerde yaşarken sadece 100 şehir tüm dünyanın neden olduğu karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 18’ini oluşturuyor. Ne yazık ki, birçok ülkede, en yüksek salınıma sahip ilk 3 şehir ulusal emisyoların dörtte birinden fazlasını oluşturuyor. Bu durum sanayi bazlı şehirlerde görülmekte olup, kırsala gittikçe durum farklılık göstermektedir” diye konuştu.

Aydın doğa dostu kent olma yolunda avantajlı konumda

Dr. Öğretim Üyesi Ali Kemal Çakır, karbon salınımının büyükşehirlerde ve sanayi bölgelerinde yoğunlaştığını hatırlatarak, Aydın’ın yenilenebilir enerji kaynakları yatırımı bakımından avantajlı konumda olduğunu hatırlattı. Çakır, konuşmasına şöyle devam etti; “ Karbon ayak izini direkt artıran etmenlere baktığımızda ülke olarak seviyeyi düşürmenin zor olduğunu düşünebiliriz. Ancak bir avantajımız bulunuyor. Güneş, rüzgar, hidrolik, jeotermal gibi yenilebilir enerji kaynakları, fosil yakıtlara bağlılığı önemli oranda azaltabilecek belki de yegane enerji kaynaklarıdır. Türkiye bu konuda potansiyelini keşfederek yenilenebilir enerji kaynaklarına doğrudan ve dolaylı olarak katkı sunmaya başlamıştır. Bu yapılan katkılardan geri dönüşlerde alınmaya başlanılmış ve yenilebilir enerji üretiminde ciddi artışlar meydana gelmiştir”

JES’lerin karbon salınımını 12 kat azalttığını ifade eden Çakır, “Aydın ili yerelinde düşündüğümüzde yenilenebilir enerji sektörüne yönelik ciddi artışlar göze çarpmaktadır. Termik santallerini de sayarsak Aydın’ın elektrik santrali kurulu gücü 1.553 MWe’dir. Aydın’daki 64 elektrik santrali ile yılda yaklaşık 6.519 GWh elektrik üretimi yapılmaktadır. Bunlardan Yenilebilir Enerji Sektörü Aydın’a yıllık 1.428 MWh elektrik desteği sağlamaktadır. Ancak, bu yenilenebilir enerji santralleri doğa dostu olsa da toplamda yaklaşık 87 ton karbon emisyonunu doğaya salmaktadır. Aynı elektrik gücü kömür bazlı termik santraller ile yapılmış olsa idi yaklaşık 14 kat daha fazla karbon salarak doğayı kirletmiş olacaktı. Özellikle Aydın ilinde son yıllarda artan jeotermal enerji yatırımları, şehrin karbon salınımındaki düşüşe hatırı sayılır katkı yapmıştır. Tek başına jeotermal tesislerinin 75 ton karbon emisyonu varken aynı eşdeğer elektrik üretimindeki karbon salınımı yaklaşık 900 ton CO2 e eşdeğerdir. Bu da demek oluyor ki Aydın’daki jeotermal tesisler karbon salınımını yaklaşık 12 kat azaltmaktadır. Dolayısıyla, Aydın ili doğa dostu mevcut projeleri ve planlanan projeleri ile karbon salınımında başarılı bir politikayı benimsemiş ve bunun getirilerini de karbon ayak izini düşürerek sürdürmektedir. Ayrıca, elektrikli olmayan araçları sınırlandırarak, yüzde 100 yenilenebilir elektrik enerjisine ihtiyaç duyan araçları arttırarak da şehir sınırlarının ötesinde önemli miktarda emisyon azalmasına sebep olacak projelerle de bunu destekleyebilir. Aydın ili düzeyinde alınacak önlemlerle, ulusal ve uluslararası boyutta anlamlı iyileştirmeler yapılabilir” dedi.

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Dr. Öğretim Üyesi Ali Kemal Çakır, doğa dostu kentler için yerel yönetimlerin de kendi bünyelerinde Yenilebilir Enerji Ajansı ve/veya Müdürlükleri kurarak şehrin üretim çarklarından sanayi işletmeleri ve enerji firmaları ile koordineli bir çalışma içerisinde bulunarak karbon ayak izinin düşürülmesinde katkıda bulunabileceğini söyledi.

İhlas Haber Ajansı

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN