AYKONUT mağdurları: 'Yavuzlar ve AYKONUT bize baskı yapıyor'

Aydın'da yılan hikayesine dönen ve 25 yılık geçmişe sahip olan Aydın Konut Yapı Kooperatifi'ndeki (AYKONUT) hak sahiplerinden olan bir işletme sahibi AYKONUT ve sorunu çözme vaadiyle ortaya çıkan Yavuzlar İnşaat'ın kendilerini zor durumda bırakmak için suyunu kestirdiğini iddia etti.

PAYLAŞ
Kentte Yaşam - Kentte Yaşam

Aydın’da yılan hikayesine dönen ve 25 yılık geçmişe sahip olan Aydın Konut Yapı Kooperatifi’ndeki (AYKONUT) hak sahiplerinden olan bir işletme sahibi AYKONUT ve sorunu çözme vaadiyle ortaya çıkan Yavuzlar İnşaat’ın kendilerini zor durumda bırakmak için suyunu kestirdiğini iddia etti.

Aydın’da 1997 yılında dar gelirli vatandaşları ev sahibi yapmak amacıyla dönemin Aydın Belediye Başkanı Hüseyin Aksu öncülüğünde kurulan ve yaklaşık 5 yıl önce de Yavuzlar İnşaat Firması tarafından devir alınan kooperatif, gerginliklerin adresi haline geldi. AYKONUT arazisi üzerinde bulunan bir işletmenin suyu kesildi. İşletmelerinin sularının kesilmesi üzerine işletme sahipleri AYKONUT ve sorunu çözme vaadiyle ortaya çıkan Yavuzlar İnşaat’ın kendilerini zor durumda bırakmak için suyunu kestirdiğini iddia etti.

"Biz, herkese dert anlatmaktan artık yorulduk"

Kendilerinin yıllardır sorunlarını herkese anlattıklarını ama hiç bir türlü çözüm bulamadıklarını ifade eden su bayisi işletmecilerinden Muhammet Kuzu, "Burası Güzelhisar Mahallesi’nde bulunan AYKONUT alanı. Burada 30 yıllık iş yerimiz var ve buradan 5 kişi evine ekmek götürüyor. Öğle saatlerinde suyumuzu kesmeye geldiler ama bize tebliğ edilen hiç bir şey yok. Yıllar önce AYKONUT ile bir sözleşme yaptığımız için, bize tebliğ edilen her şey kat karşılığı sözleşme yaptığımız AYKONUT’a gidiyor. Bize göre bu suyun kesilebilmesi için AYKONUT’un da bu tebliği bize bildirmesi ve tebliğ etmesi gerekiyor. Gelen arkadaş, ’ben emir eliyim, bana dokunmayın’ diyerek suyumuzu kesmek istedi. Kendisine suyumuzu kesmesini gerektirecek bir tebligatının olup olmadığını sorduğumda olumsuz yanıt aldım. Ondan sonra buraya polis ekipleri de geldi. Polis ekiplerine de sordum, ellerinde tebligat olmadan bize müdahale edip edemeyeceklerini sordum. Polis ekipleri de bizim haklı olduğumuzu belirtti. Bunun üzerine tebliğin AYKONUT’a yapıldığını belirttiler. AYKONUT’a tebliğ yapılsa da olaydan bizim haberimiz yok. Zorla gelip suyumuzu kestiler. Biz haklıyız burada, bize kimse ’haksızsın’ diyemez. AYKONUT mağdurları olarak ona buna dert anlatmaktan, valiye, belediye başkanına gitmekten yorulduk artık. Hiç mi hakkımız, hukukumuz yok" diyerek 25 yıldır evlerine kavuşmak isterken 5 yıl önce bol vaatlerle inşaatı devralıp bir çivi dahi çakmayan müteahhit firma Yavuzlar İnşaat’ın kendilerini işlerinden de etmeye çalıştığını ileri sürdü.

"Kooperatifi batırdılar"

AYKONUT Yapı Kooperatifi’nin hiçbir sözünü yerine getirmediğini ve kooperatifin battığını iddia eden Kuzu, "Yasal olarak ’6 ay içerisinde inşaata başlamayan ya da hiç iş yapmayan müteahhidin sözleşmesinin yer sahibince tek taraflı feshedebileceğini öğrendik. Burada çeyrek asırdan beri temel bile atılmadı. Burası benim hakkım. Anne ve babamın bana verdiği bir hak. Benim de 3 tane çocuğum var. Ben burayı savunmak ile mükellefim. Elimizde çıkacağımız yeri göstereceğine, taşınma masraflarımızın hepsini karşılayacağına, yerlerimizi teslim edene kadar kiramızı ödeyeceğini taahhüt ettiklerine dair maddeleri içeren resmi sözleşmemiz var. Bunların hiç birini yapmıyorlar, çünkü kooperatifi batırdılar. Şimdi bir yer sahipleri var, belediyenin yerleri var, vakıfların yerleri var bir de işin en kötüsü, bizden de kötü durumda olan ev sahibi olmak için bu kooperatife üye olmuş ve yıllardır aidat ödeyen insanlarımız var. Onların parası da ortada yok" diye konuştu.

"Buraya ne AYKONUT’un ne de Yavuzların gelmeye yüzü yok"

Kendilerinin AYKONUT ve Yavuzlar İnşaat firması tarafından mağdur edildiklerini ileri süren Kuzu, "Burada AYKONUT’tan biri var mı? yok. Müteahhit Yavuzlar firmasından biri var mı? o da yok. Gönderiyorlar memuru, devletin adamını araya sokuyorlar. Gelsin buraya AYKONUT’tan biri ’senin suyunu keseceğim’ desin. Biz de kendisine bunca yıldır nerde olduklarını soralım. Hiç bizim halimizi hatırımızı sormadıklarını hatırlatalım. Ama onlar buraya gelemezler. Çünkü yüzleri yok" diye konuştu.

"Yavuzlar İnşaat yaşlı bir teyzeyi yaka paça evinden çıkarttı"

Su bayisi işletmecisi Kuzu, Yavuzlar İnşaatın 2 yıl önce bölgede bulunan yaşlı bir kadının evini yıktığını ve kadını zor durumda bıraktığını iddia ederek, "Yavuzlar İnşaat, 2 sene önce bir teyzenin evini yıktı. O anlara bizzat şahit oldum inşaat firmasının adamları kadını tekme tokat atmadıkları kaldı. Çoluğu, çocuğu, eşi yok tek başına yaşlı kadına yapmadıklarını bırakmadılar. O anlarda Yavuzlar İnşaat’a giderek ’Gariban insan bunlar. Bir yer bulup yerleştirin, 2 bin lira da taşınma parası verin bu size koymaz. 1+1’i 2 milyon TL’ye satacağız diyorsunuz, bari kadının evini taşıyın’ dedim. Adamlar onu bile yapmadı. Müteahhitten ’Benim haberim yok elemanlar yapmıştır’ cevabını aldım" ifadelerini kullandı.

"Asıl işgalci Yavuzlar ve AYKONUT’tur"

Yavuzlar İnşaat firması yetkililerinin kendilerini işgalci olarak gördüğünü ve kamuoyuna da kendileri hakkında olumsuz bilgiler verdiğini kaydeden Kuzu açıklamasının devamında "Müteahhidin adamı gelip bana bizzat ’siz neyin mavalını okuyorsunuz, siz burada kiracı statüsünde bile değilsiniz’ dedi. Onu da geçtim bundan 1,5 ay önce Yavuzlar İnşaat Firmasının yetkilileri Söke’de bir habere çıkmış, ’Biz orayı yapacağız ama mahalledeki işgalciler mahalleyi terk etmiyorlar’ diyor. Biz işgalci değiliz, biz bu mahallenin sahibiyiz, yerli insanlarız. Burada 600-700 tane ev yıkıldı. Biz işgalci değiliz. Bir işgalci varsa onlar da Yavuzlar İnşaat ile AYKONUT’tur. Yavuzlar İnşaat burada anlaşma yapmamış bir kişinin şahsın haberi yokken evini yıktı. Adam da bunun üzerine bunları mahkemeye verdi. Biz direniyoruz, çünkü burası bizim ekmek kapımız. AYKONUT ve müteahhit firma olan Yavuzlar İnşaat’a da gidip görüştüm. ’Ortam sıkıntılı, ekonomik de bir sıkıntı var. Sen başlayacağım de, ben burada senin kazmanı göreyim senin iyi niyetini hissedeyim ben bu dükkanı yarım saatte terk ederim’ dedim. Ortada hiç bir şey yokken, biz hakkımızı arıyoruz, ses çıkartıyoruz, direniyoruz diye gelip zorla ellerinde hiçbir belge olmadan beni ve babamı ittire kaktıra zora suyumuzu kestiler."

İhlas Haber Ajansı

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN