Burası Türklüğün Şeref Meydanı - Ali AKDOĞAN

Burası Türklüğün Şeref Meydanı


     Burası Türklüğün Şeref Meydanı…

     Bingöl’den Muş’a giderken, Solhan’a gelmeden, meşe örtülü tepelerin arasında, kendinizi birdenbire bir düzlüğün ortasında bulursunuz. Bir kenarından şırıl, şırıl bir dere akar. Düzlüğün sonunda, Solhan istikametinde, sol tarafta, ağaçların arasına gizlenmiş şirin bir köy görürsünüz. Biraz ileride yolun bir boğaza girdiği yerde, sağ tarafta yeni yapım bir karakol binası, sol tarafta, karakolun karşısına düşen bir yerde bir şehitlik sizi karşılar.

    Şerefmeydanı Köyü, Şerefmeydanı Karakolu, Şerefmeydanı Şehitliği…

    Yıllar önce, 1994 yılıydı, henüz jandarma karakolu yolun solunda, aşağısında, köye daha yakın bir noktada iken, bu bölgede görevliydim. Yolun sağında, yeni jandarma karakolu inşaatı devam ediyordu. O dönemin ihtiyaçları nedeniyle, Şehitliğin biraz önünde, yakınında bir kontrol noktamız vardı, onun karşısında da köyün kahvesi.

     Göreve yeni başladığım günlerdi. Öğlen sıcağında, kahvenin çardağı altında gölgelenen, ama yine de sıcaktan bunalmış birkaç kişinin yanına vardım. Yanlarına çömeldim. Konuştuk oradan, buradan. Güzel yurdumun güzel insanları, o günlerin tüm sıkıntılı, tüm karmaşık ortamına rağmen, kavruk yüzlerinin kararmışlığına inat, ışıl ışıl gözleriyle beni karşıladılar. Yüreklerindeki sıkıntıları benimle paylaştılar. Başlarında dönen bela ne hayvancılık, ne ormancılık yapmalarına olanak vermiyordu. Kazançları daralmıştı. Söz döndü, dolaştı. Şerefmeydanı’na geldi.

   Merakımı yenemedim ve sormadan edemedim; “Neden Şerefmeydanı?”

İçlerinden bir yaşlı adam söze atıldı;

- Büyüklerimiz anlatırdı. Yıllar, yıllar önce, Rus Ağrı’yı almış, Bitlis’i, Muş’u, Bingöl’ü düşürmenin peşinde. Kiğı, Karlıova, Solhan taraflarında çatışmalar oluyor. Bizim köyün yamacında, aha buralarda askeriye hastane kurmuş. Cepheden gelen yaralılar tedavi ediliyor. İyileşenler cepheye geri gönderiliyor, fakat bazıları ruhunu burada teslim ediyor, şehit oluyorlar. Onları da köyün karşı yamaçlarına gömüyorlar.”

- Şu karakol inşaatının ardındaki yamaçlar mı?

- Evet ağam. Bu bölgede birçok yere bu şehit evlatlarımız gömülüyor.”

Çayından bir yudum içerken, merakla dinleniyor olmanın verdiği haz ile devam etti anlatmaya yaşlı adam;

- Bir gün diyorlar ki, Mustafa Kemal Paşa gelecek. Bu milletin en hayırlı evladı, Mustafa Kemal Paşa geliyor. Hastaneyi dolaşıyor. Yaralıları görüyor, hallerini, hatırlarını soruyor. Onlarla sohbet ediyor.”

- Evet, evet. Mustafa Kemal Paşa, Çanakkale’deki başarılarından ve kahramanlıklarından sonra, bazıları onun İstanbul’a gelmesini istemiyor. Bu bölgede görevlendiriliyor. Generalliği de, geciktirilerek, bu bölgedeyken veriliyor. Doğu Anadolu’yu işgale heveslenen Ruslara karşı, Bingöl-Muş-Bitlis muharebelerini yönetiyor.

- Bu bölgedeki şehit mezarlarını da ziyaret eden Paşa, kendisine eşlik edenlere burasının neresi olduğunu soruyor. Aha, bu meydan şimdi de eşek dolu, o zamanlar belki daha fazla idi. Diyorlar ki; “- Eşek meydanı burası…”

Yaşlı adam, soluklanıyor, çayından bir yudum alıyor, biraz duygulu, biraz gergin, ama daha önemlisi gururla;

- Atatürk kızmış bunu duyunca. Celallenmiş. Demiş ki; “Böyle şey olur mu? Bu meydanda, gencecik evlatlarımızın ruhlarını teslim ettiği bu vatan parçasında, bunu kabul etmek mümkün müdür? Burası Türklüğün Şerefmeydanı’dır, demiş.”

Heyecanını, duygularını dizginlemek için soluklandı ihtiyar;

-“O gün, bugün burası Türklüğün Şerefmeydanı…”

     Bunları söylerken gururla gözlerime bakıyordu. Yanaklarından süzülen iki damla yaşa aldırmadan…

    Gazeteyi açtığımda, gördüğüm haber, yıllar öncesinin sisleri arasında bu olayı, yaşlı adamı, Şerefmeydanı’nı hatırlattı bana. “Tunceli’nin ismini değiştirmek yetmez, Diyarbakır’ın, Şanlıurfa’nın, Batman’ın isimleri de değiştirilmeli…” imiş. Konstantinapolis'i İstanbul yapmışız ama Adrianopolis Edirne, Kayzerin şehri Kayseri olarak devam ediyor. Hılla, Kındam, Şelbe ile Değirmenderesi, Dinekbağı, Özbağ aynı kentte bir arada yaşayamıyor mu? Bunları kaşımak emperyalist projelere çanak tutmaktan öte bir anlam taşımıyor biraz düşününce. Kime ne faydası var?

     Yerlerin isimlerini bir gerekçe olmadan değiştirmek, dün de yanlıştı bugün de yanlış. Hele bu varsayılan gerekçe terörü aklamak, siyaset yapmak veya oy kazanmak ise daha da yanlış. Ama unuttuğumuz bir şeyleri herhalde hatırlıyor olmalıyız; dün Arap çöllerinde karnımızı deşen hançeri kim, kimin için elinde tutuyorsa, bugünde aynı azmettiricinin yönlendirdiği eller tarafından hançerleniyoruz. 

     Ne yani, birileri kendini tatmin etsin diye, “şeref”in yerine eşeği mi kabul edin diyeceğiz insanlara? Şerefmeydanları Eşekmeydanları mı olacak? Tarihimize, kültürümüze, millî değerlerimize ve insanımıza bu kadar mı yabancılaştırıldık?

     Toplumumuzun genleriyle kim oynadı? Kimin mühendisliğiyle, kimin önderliğinde oldu bunlar? Kimin eliyle, söyleyebilir misiniz?

     Dilinizin ucunda, ama söyleyemiyorsunuz, değil mi?

    Bu sosyal mühendisliği yöneten emperyalist heves ve hırslara yenik mi düşecek akl-ı selim?

     Yüzyıl önce en tükenmiş haliyle “tek dişi kalmış sömürgeci zihniyet ve köleleri”nin boğamadığı milleti ayaklar altına almak bu denli kolay mı?

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 5

  • Mehmet Nuransoy | 20 Haziran 2021 23:49

    Ali Bey Kardeşim; Anılarını çok güzel kaleme almışsın. Ülkemin karış karış toprağını gezen, her bölgede bir anı bırakan ,Yüce Atamızı Rahmetle minnetle ve saygıyla anıyorum...

  • Ayla Türkmen | 17 Haziran 2021 22:19

    Bu yazıyı tüm Doğu ve Güneydoğulu vatandaşların okumasını diliyorum. "ATATÜRK batıyı kurtardı doiu ve güneydoğuyu kurtarmadı diyenlere sözüm var; Bitliste Rus ordularını yenmeseydi M.Kemal Atatürk bugün bu bölgeler ve Irak Rusların olacaktı. Atam önce doğuyu kurtardı sonra batıya yöneldi. Bu doğruyu size öğretmeyenlere yazıklsr olsun. (Asla tüm doğu halkını kastetmiyorum bu konuyu yanlış bilenleredir sözüm)

  • Ertuğrul SELÇUK | 17 Haziran 2021 16:16

    Kalbine ve kalemine sağlık.

  • Necip Beyhan | 17 Haziran 2021 16:05

    Çok yerinde bir yazı.

  • Recep Öztürk | 17 Haziran 2021 14:42

    Harika bir yazı ve güncel bir tespit olmuş. Elinize sağlık.

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Tem

YAKTIĞINIZ KIRŞEHİR

24Haz

YADO ÇEŞMESİ

16Haz
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş