BURADA YAZILANLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR (!) - Berceste İLTER

BURADA YAZILANLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR (!)


1. Bölüm

Kadim Doğa:

Eskiden çok eskiden milattan en az 15 bin yıl öncelerine kadar, dünya henüz daha çok genç ve kaynakları bizleri binlerce yıl yaşatmaya yeterliyken, insanlık refah içinde çok da zorlanmadan karınlarını doyurabiliyormuş. Tamamen doğaya bağımlı olan insanların sayısı çok ama çok azmış. Yaşadıkları yerde kaynaklar tükendiğinde, hemen orayı terk eder ve yeni yerlere göçerlermiş. Kabileler 50’yi geçmeyen gruplar halinde yaşayan insanlardan oluşur, yiyecek ihtiyacının neredeyse tamamına yakınını kadınlar karşılarmış. Zaman içinde yenilebilecek her türlü bitkiyi ayırt etme, yakalaması kolay hayvanları avlama ve tüm gruba eşit dağıtma yetenekleri gelişmiş kadınların. Aynı zamanda gündelik yaşamda ihtiyaç duyulan, tabak-çanak, yatak-döşek, iğne-iplik, giysi gibi akla gelen her türlü eşya da kadınların elinden çıkarmış.

Ayrıca kadınların o kadar önemli bir özelliği daha varmış ki… Kadın bedeninden hem kadın hem erkek insanlar çıkarabiliyormuş. Hem de tek başına (!). (Erkekler uzunca bir süre avlanmak için kabile dışında olduklarından kendi payları akıllarına gelmezmiş.)  Kadının bu mucizevi özelliği nedeniyle soy anadan devam edermiş. Bu eşsiz yetenekteki erkeğin rolü gözden kaçırıldığı için bir çocuğun annesi, anneannesi, teyzesi, dayısı, kız kardeşi ve erkek kardeşi dışında başka bir akrabası olmazmış. (Yani baba, dede, amca, hala, babaanne gibi akrabalar yokmuş o zamanlar.) Kadının çoğalması, doyurması, bakım vermesi, derleyip toplaması, iyileştirmesi… sanki doğanın bir yansımasıymış. Öyle ki içinde yaşadıkları o eşsiz doğanın olsa olsa bir kadının işi olacağına kanaat getiren insanlar, oy birliğiyle yaratıcılarının da bir kadın yani TANRIÇA olduğuna karar vermişler.

Gelelim erkeklere… Hani demiştik ya insanlar en fazla 50’şerli gruplar halinde yaşarmış diye. İşte o gruplardaki erkeklerin sorumluluğu uzakta yaşayan büyük hayvanların avlanması ve bu şekilde o grubun beslenmesine farklılık katmakmış. 5er 10ar çıktıkları avlardan her zaman başarıyla dönmeleri beklenmezmiş, hatta bazen avlanmaya gidip de av oldukları olurmuş. Ama bu tehlikeli görevi kim layıkıyla yaparsa gururla avladıklarını tüm kabileye dağıtırmış. Her yerin bolluk olduğu doğa içerisinde bencillik yapmadan en çok ganimeti dağıtmak, dağıtanın şanını şerefini arttırıp gözde olmasını sağlarmış. Keşfedilecek uzak yerlere tüm tehlikelere rağmen giden, aylarca tehlikelere göğüs gererek avlanan erkek, başarılı bir şekilde döndüğünde beslenme ve diğer tüm ihtiyaçların karşılanmasından sorumlu olan kadınlar ve aileleri arasında prestij kazanırmış. Bu saygınlıktan daha fazlasını da istemezlermiş. Dönüşlerinde onları bekleyen huzurlu yuvalarında coşkuyla karşılanmak yeterliymiş onlar için de.

Bu zamanlarda insanlar tek tip beslenmez, yiyecekleri saklayacak yerleri olmadığı için tazeyken tüketirmiş. Aynı zamanda da sürekli hareket halinde olmaları gerektiği için çevik ve sağlıklılarmış. Yaptıkları işler gereği kadınların ve erkeklerin fizyolojik ve psikolojik özellikleri de farklılaşmaya başlamış.

Kadınlar eldeki malzemelerle yaşam alanlarını sürdürmek, süreci en iyi şekilde idare etmek, ailelerini olası günlük tehlikelerden korumak, zehirli maddelerden zararsızları ayırt etmek, sabır gerektiren ince işlerle uğraşmak ve daha pek çok ihtiyaç için gereken biyolojik ve psikolojik değişimleri yavaş yavaş deneyimlemeye başlamış. Toplanıp ava çıkan, gerektiğinde zehirli veya tehlikeli hayvanlara ve diğer düşman kabilelere saldıran, korkusuz ve cesur olmak durumunda kalan erkeklerde de haliyle biyolojik ve psikolojik değişimler oluşmuş. Bazılarının ince motor kaslarına daha çok ihtiyaç duyulurken, bazılarının kol ve bacak kasları daha çok gelişmiş. Gözü pek ve atak olmak için gereken testosteron erkeklerde daha fazla salgılanır ve birikirken, doğurganlık, süt ve muhtaç bebeği korumak için gereken östrojen de kadınlarda yoğunluğunu arttırmış.

Cennet misali hayat böyle gül gibi akıp giderken …. (devam edecek)

Berceste  (@berthesilea)     Twetter

alisoydemir09@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 1

  • Ayşe Erdoğan | 22 Mart 2022 19:10

    Keyifle okuduğum bir yazı oldu. Devamını bekliyorum...

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Mar

2. Bölüm MEDENİ DOĞA:

25Şub
14Şub

YUTAN ANNE

25Oca

HAYIR DEME(ME)K

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş