AY DOĞARKEN GECEYE - Etem ORUÇ

AY DOĞARKEN GECEYE


           Bir göl kenarındayım, söğüt ağaçları uzatmış saçlarını. Hasır otları arasında dolaşıyor ördek yavruları, su tavukları. Sularda yakamozlanıyor sazan balıkları. Su kaplumboğaları, yılan balıkları ve kurbağa viyaklamaları. Güneş uzanırken dağların ardına,  yalnızlık çöreklenir iç duygularıma. Bir esinti sallıyor sazlıktaki kamışları. Şafağın buğusu çöküyor üstüme.  Ahmet Haşim’in dizeleri canlanıyor gözlerimde. Akşamın kızıllığına gizlenen şair; “Akşam, yine akşam, yine akşam, Bir sırma kemerdir suya baksam; Göllerde bu dem bir kamış olsam.”                      

      Ortalık derin bir sessizlik içinde kararırken, Ay doğuyor geceye. Altın bir kemer gibi uzanırken kamış yaprakları, ayın şavkı aydınlatıyor oynaşan balıkları… Işığı sönükleşen ay vuruyor  karşı kıyılara. Harelenen bakışlarda yüzüyor peri kızları. Yüzümüzde buruk bir gülümseme. Sularda uçuşuyor kırmızı ipekten bir perde. Ya sabır çekerek sönükleşen renkleri topluyorum yaklaşan geceden. Bir bana bir sana bakıyordu Ay. O an, adının ilk harfini yazıyordu ördek yavruları. Düşlerimde bir varlığına bir yokluğuna bakıyordum.  Bir zamanlar reyhan kokusu taşırdı kadınlar, küçük dar sokakalar arasında. Yokuş aşağı sevinç çığlıkları yankılanırdı çivit boyalı duvarlarda.                                                                    

       Mavisi çalnmış, sönükleşmiş bir bakıştı düşlerim. Gökadadan avluma inen Ay’ın kardeşi miydin? Dudağımda bir veda, sarhoş anason kokusu. Ay buluta girmeden görseydin, bir gizimi söyleyecektim. Son ilmeği atarken hüzün, aşkın gergefine, hüzzam makamında bir gece iniyor sulara…İşte her şeyin sustuğu o anlarda arkadaşları, dostları olmalı insanın. Çat kapıyı giriveren, gece yarısı demenden arayabilen… Her şeyini paylaşabileceği sırdaşı olmalı….         

       Işık saçan arkadaşları olmalı hüznü aydınlatan. Dünya, ancak böylesi ışıklı insanlar sayesinde güzlleşir, renklenir. Bir kitapta okumuştum, dünyada her şey renksizmiş. Rengi veren Güneş ışığıymış. Işık olmazsa her şey simsiyah olurmuş. Güneş ışınlarının nesneye çarpması sonucunda, göz yasımayı alarak renklendirirmiş. O ışık ki yazarların kirden, pastan arınmış cilasıdır yüreklerde. Ay ışığı yetmiyor bize. Yüreğinide harlayan doğa sevdası, aşk ateşi… Dünyayı ışık kurtaracak, karanlıkları yakın. Çocuk bakışlarında yıldızları göreceksiniz… Ay doğarken geceye, bir çiğ düştü heceye…                                                                                                                                                      

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Kas

ZEYTİN VE IŞIK

09Kas

YÖRÜK NİNEM

28Ekm

ATATÜRK'Ü ANLAMAK

25Ekm

YARA

16Ekm
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş