BABA OLMAK - İncilay KUŞOĞLU

BABA OLMAK


            Baba demek; güç demek, kuvvet demek , dayanak demek, güven demek, otorite demek...

           Çocukluğumuzdan itibaren köşeye sıkıştığımızda hemen “Babama söylerim seni.” diyerek kendimizi güvence altına almaya çalışırız. Ya da güç gösterisi yaparız. Babamızın varlığı yanımızda olmasa da bizi güçlü kılar.

            Çocuklar doğdukları andan itibaren anne sevgisine, ilgisine olduğu kadar baba sevgisine, ilgisine de ihtiyaç duyarlar. Çünkü çocuk ikisinden bir parçadır. Kız olsun erkek olsun farketmez. Babasıyla oynamak, gezmek, konuşmak, birlikte yemek yemek ister. Anne karnındayken babasının konuşma yaptığı çocuklar doğunca hemen onun sesini tanırlar. Yani çocukla ilgilenmek aslında anne karnında başlıyor. Baba ilgisiyle büyüyen çocuklar büyüdüklerinde özgüven sorunu yaşamazlar. Kişilik gelişimi daha düzgün olur. Babalar sevgisini çocuğuna hissettiriyorsa; çocuk mutlu çocuk olarak büyür.

            Çok üzülerek hoş olmayan gelenek göreneklerimizden birine değinmek istiyorum: Erkek çocuk yetiştirmek. Yıllar öncesinden günümüze gelinceye dek kişiler evlenir, kadın hamile kalır ve erkek evlat dört gözle beklenir. Eğer kız olursa buruk bir sevinç yaşanır;” Çok şükür sağlıklı oldu.” denilir. Ancak erkek olursa doğuncaya kadar nice hayaller kurulur, doğduğu gün bayram havası değil, bayram olur evlerde. Babasının bir tanesi, aslan parçası evlat olur. Ana kuzusu olur. Bal peteği olur. Anneler oğullarına her türlü hizmeti sınırsız sunar. İlkokula başlar hala ayakkabısından tutun tüm kıyafetler giydirilir. Yemek bile anne elleriyle yedirilir. El bebek gül bebek on beş yaşına kadar büyütülür. Sonra çocuktan bazı sorumluluk beklenir. Eh biraz büyümüştür. Eğer evde kız kardeş varsa anneye, babaya ondan yardım beklenir. Çünkü kızlar evin her işini yapmalı. Erkek çocuk büyüyecek baba olacak çünkü. Baba otoritedir. Onun her dediği yapılır, yapılmalı da. Eve hükmetmeli. Kısacası erkek saltanatı vardır evlerimizde. Baba maddi ihtiyaçları rahatça karşılıyorsa, artık değme keyfine. Aç açık koymadığı için babalığını hakkıyla yerine getirdiğini kabul eder.

         Örf ve adetlerimizde, dinimizde de ana babaya saygı, sevgi ön planda olmuştur. Bu kurala uyulduğu için kadınlarımız, kızlarımız evdeki kuralsızlığa karşı çıkmamıştır. Evde baba birinci sırada, erkek evlat ikinci sırada evin kural koyucusu olmuştur hep. Dinimizde ana babaya saygı sevgi yanında, çocuk hakkı da gözetilmiştir.

         Peygamberimiz “"Sana iyi davranmaları senin çocukların üzerindeki hakkındır. Aynı şekilde çocuklar arasında adil davranman da onların senin üzerindeki hakkıdır." “Hepiniz çobansınız, güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Kadın, kocasının evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur.” buyurmuştur.

         Atalarımız da “Oğlan atadan (babadan) öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi.” demiştir. Yani çocuk ana babanın aynasıdır, onu yansıtır.

        Saygıdeğer ana babalar öyle evlatlar yetiştirelim ki, “İyi evlat babayı vezir eder.” sözü yerini bulsun. Bugünün yarının güzel babaları olsun. “Babanın sanatı oğula mirastır” demiştir yine atalarımız. Oğullarınıza kadına saygı sevgi, evlatlarına sevgi, ilgi sanatını bırakın ki kızlarımız, annelerimiz ağlamasın, üzülmesin, öldürülmesin. Çocuklarınızı büyütürken disiplinle korkuyu karıştırıp sizden korkan değil, sizi seven evlatlarınız olsun. Baba gibi baba olalım ki yaşlandığınızda kapınız açılsın. Bayramlarda seyranlarda bahaneler değil çocuklarınız evinizi doldursun.

         Şunu da unutmayalım; babaya itaat, iyilik cennet anahtarlarından biridir.

kusogluincilay@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Kas

SEVGİ DİLLERİ

12Kas

UMUT

03Kas

OYUN

25Ekm

ANLAMAK

14Ekm

NARSİST

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş