OLMAZSA OLMAZIMIZ: KADIN - İncilay KUŞOĞLU

OLMAZSA OLMAZIMIZ: KADIN


                   

    Kadın narin, zarif ve hassas yaratılmıştır. Bedenen erkeklerden  daha zayıftır. Ancak sevgide, şefkatte , merhamette , sabırda , acılara  ve güçlüklere dayanmada erkekten daha güçlü ve kuvvetlidir. Çocuklarını büyütürken sabaha kadar uykusuzluklara dayanır. Hastayken hastalığını düşünmez , eşine ve çocuklarına hizmet etmeye çalışır.

     Cahiliye devrinde diri diri toprağa gömülen kız çocuklarına , kadınlara İslam dini değer vermiş , kız çocuğu yetiştirenlerin cennetlik olduğunu müjdelemiştir. Kadının , erkeğin diğer yarısı olduğunu belirtmiştir. Peygamberimiz erkek çocuklarının kız çocuklarına üstün tutulması anlayışını  reddetmiştir. Kadınlarınıza iyi davranın , demiştir.

      Eski Türklerde kadın hem savaşa gider , hem evde analık yapar , hem de evinin işini yapardı. Kadını asla boşamazlardı. Kocası ölse bile o evde kalır , baba evine dönmezdi. Devlet yönetiminde söz sahibiydi. Kağanın karısı, düzenlenen tören ile başa geçer ve devleti Kağan ile birlikte ortak bir şekilde yönetirlerdi.

      Osmanlı ailesinde kadın, eski Türklere kıyasla ikinci plana atılmıştır.  Kadınların hayvana binmeleri yasaktı. Gidecekleri yerlere o dönemdeki arabalarla giderlerdi. Bu arabalar etrafı tahtalarla kapalı, kafes pencerelere sahip olup sadece vezirlerin ve devletin önemli kişilerinin eşleri tarafından kullanılıyordu. Kadın ile erkeğin bu arabada birlikte yolculuk etmeleri yasaklanmıştı. Eğitim konusunda kadınlar çok kısıtlanmıştı. Din dışındaki diğer okullara kadınların gidip eğitim görmesi yasaktı. Sadece saray ve çevresindeki kadınlar özel eğitim görebiliyorlardı. Bu sayede iş kadınları ortaya çıktı fakat bunlar da yine saray halkından insanlardı. Büyük şehirlerde ise kadın sadece ev hanımı olarak görülürdü.

   Osmanlı kadınının ön plana çıkması, batının örnek alınması ile doğru orantılıdır. II. Meşrutiyete kadar kadın haklarındaki değişim, sadece ev ve aile ile sınırlıydı. Fakat bundan sonra kadın, sosyal alanda ve siyasi alanda kendini göstermeye başlamıştır.

     Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte toplumda her alanda yenilikler meydana gelmiştir. Fakat bu yeniliklerin sürekliliği, toplumun iki cinsi olan erkek ve kadına eşit şekilde davranılmasıyla sağlanmıştır.

       Kadınların sosyal alanda, siyasi alanda ve hukuk alanında elde ettikleri haklar, aşamalı bir şekilde gerçekleşmiştir.

    Gelelim günümüze. Günümüzde kadın eski kültür ve yeni kültür karmaşası ya da bileşeni içinde dönüp duruyor. Bir tarafta örf adetler, bir tarafta yeni yüzyılın yaşam şartları. Değişmeyen şeyler neler? Annelik, ev hanımlığı. Bize göre çocuğu büyütmek kadının işi. Ev işleri , yemek , bulaşık, çamaşır kadının işleridir her zaman. İlkokullarda “Hayat Bilgisi” kitaplarında başlar kadının görevi. Anneler şu işleri yapar, babalar bu işleri yapar, diye. Küçükken alıştırmaya başlıyoruz  kadının görevlerini. Artık bu zamanda bu yazılar değişmeli. Fikirler değişmeli. Çünkü eskiden çalışan anne az idi. Şimdi çoğaldı. Yani ev işlerini kadın erkek paylaşmalı. Hanım bak sana yardım ettim , senin işini yaptım , dememeli erkek. Evin işi herkesin işidir. Evde işler ailedeki tüm bireyler tarafından paylaşılmalı. Paylaşılmalı ki , annenin , kadının ailesine gösterdiği sevgi , ilgi kat kat artsın. Çünkü yorulmayınca sinirlenmeyecek , evde demokratik bir ortam oluşacak , sevgi , saygı artacak. Çocuklarına ve eşine daha çok zaman ayıracak.

   Çalışan kadınlarımız mesai saatleri içinde ne pişirsem  , derdine düşer. Akşam eve gidecektir çocuğun ödevleri onu beklemektedir. Gece yatmadan yarının işlerini sıralar , planlar ve gönül rahatlığıyla uykuya dalarlar. Dalabilirse tabi ki. Yorgunluktan ayaklar başta olmak üzere tüm vücut  sızı içindedir.  Bu arada baba ne yapar?  Çalışmıştır, yorgun gelmiştir, kafasını kaldıramaz. Eşinden ayrı ilgi bekler. Kadın ona da koşar. Kısacası bin marifet , bin yetenektir kadın.

     “Kadınlar Allah’ın size bir emanetidir. Emanetinizi koruyun.”  demiş  Hz. Muhammed (as). Ancak emanete ihanet eden pek çok erkek var.

      “Ey kahraman Türk kadını ! Sen yerde sürünmeye  değil, omuzlarda  göklere yükselmeye layıksın.”   demiş     M. Kemal ATATÜRK.  Kadın saçından tutulup sürüklenmiştir yerlerde. Fiziksel ve psikolojik pek çok şiddete yıllardır maruz kalmıştır ve hala da kalmaktadır. Erkek kadın üzerinde güç gösterisi yapmaktadır. Acizliğini , zayıflığını bağırıp çağırarak veya aşağılayarak örtbas etmeye çalışmaktadır. Bizim dinimiz; güçlü, öfkesini yenen kişidir , diye nitelemiştir.

     Tüm erkekler için bunu söyleyemeyiz tabi ki. Karısına ve çevresindeki kadınlara saygılı erkekler de var. İstisnalar müstesnadır , diyoruz.

     Kadınlara iyi davranmayanlara peygamberimiz ; karşınızda beni bulursunuz , demiş. Yüce peygamber eşinden su istemez , yeri geldiğinde söküğünü kendi dikermiş. Kadınlara hoşgörülü olunmasını emretmiştir.

      Dişini tırnağına takarak , canını hiçe sayarak yaptığı hizmet ve fedakarlıkları yazılmakla bitmeyen  olmazsa olmazımız kadınlarımızın günü kutlu olsun. Tüm güzellikler , mutluluklar kadınlarımızın olsun.

       Bana ait olan bir şiirle güne renk katalım .

 

                      OLMAZSA OLMAZIMIZ 

 Kadın…

Beş harfli bir kelime.

İçinde neler gizli neler…

Şefkat,merhamet,maharet,

Annelik,güzellik,mutluluk.

Kadın annedir.

Kadın neşedir.

Kadın güneştir.

Dünya nasıl güneşle aydınlanıyorsa,

Canlılar nasıl güneşle ısınıyorsa,

Toprak nasıl güneşle hayat buluyorsa,

Bir çocuk da kadınla can bulur.

Bir baba da kadınla dünyasını kurar.

Evler onunla neşe bulur,

Yuvalar onunla şenlenir.

Kadının olmadığı yer soğuk,

Kadınla solunmayan hava boğuk,

Kadınsız ev karanlık.

Kadının basmadığı yer cansız,

Kadınsız bir yaşam öksüz.

Yemeğin tuzu kadın,

Tatlının tadı kadın.

Toprağın suyu kadın,

Hayatın adı  kadın,

Başımızın tacı  kadın,

Hastalığımızın ilacı kadın.

OLMAZSA OLMAZIMIZ KADIN!

kusogluincilay@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Nis
12Nis
11Nis
01Nis

BERGEN

08Mar

OLMAZSA OLMAZIMIZ: KADIN

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş