ÇOCUĞU ÖVMEK DENGE İSTER - Melek DERİN ÇOBAN

ÇOCUĞU ÖVMEK DENGE İSTER


Çocuk yaptığı resmi yetişkine gösterdiğinde “vayy harika olmuş, mükemmel”, top ile iyi bir atış yaptığında “harikasın, süpersin”, ”yetişkini memnun eden bir karne getirdiğinde “çok zekisin” gibi övgüler alır. Çoğu anne/baba bu abartılı övgü cümleleri ile çocuğuna destek olduğunu, onu sonra ki başarıları için doğru şekilde yönlendirdiğini düşünür. Yetişkinlere neden çocuklara övgüde bulunuyorsunuz? diye sorulunca; en çok “özgüvenini yükseltmek ve motive etmek için" cevapları alınır. Brummelman’ın bu alanda yaptığı çalışmanın gerekçesi de bu olmuştur. Gerçekten övgü çocuğun özgüvenini arttırıyor mu? Çok sayıda çocuk ve ebeveyn ile yapılan çalışmanın sonucunda elde edilen sonuç; özgüveni düşük çocukların ebeveynlerinden daha fazla sayı ve abartıda övgü aldığıdır. Asıl önemli olan, fazla ve abartılı övgü gerçekten özgüveni veya motivasyonu düşük çocukları yükseltiyor mu?

      Çoğu yetişkinin düşündüğünün aksine övgü çocuklarda tam tersi bir etkiye sebep oluyor.Öncelikle bu kadar fazla ve abartılı övgü alan çocuk değerlendirildiği alanda yeterince iyi olmadığını farkedip, kendine beceriksizlik etiketini yapıştırabilir.Özgüvenini daha da yitirebilir, sonra ki denemelerinden kaçınabilir. Ayrıca, ailesinin kendisinden beklentisinin yüksek olduğunu düşünüp daha fazla çaba göstermeye, sorumluluk almaya mecbur hissedebilir. Ancak bu duygu çocuğu ileriye götürmekten ziyade onun strese girip gerilemesine sebep olabilir.

    Yüksek dozajlı övgüyü sınıflarımızda da görmek pek mümkün. Fırsatınız varsa lütfen gözlemleyin. Öğretmenler daha çok başarısı, özgüveni, motivasyonu düşük öğrencileri, diğer öğrencilerin duyup göreceği şekilde takdir eder,onları bolca över. Amaç çok iyimserdir ancak çocukta yetersizlik hissini artırabilir, unutulmamalı. Güçlü övgüler aslında çocuklara yüksek standartların varlığını ve onlardan bu standartlara ulaşmalarının beklendiğini hissettirir. Ancak çocuk bunlara ulaşma konusunda baskı hissedip korku yaşayabilir. Sonraki denemelerinden kaçınma ya da gereksiz temkin ihtiyacı duyabilirler.

  Övgü yerine geribildirim vermek en doğru yaklaşım olacaktır. Çocuğun yaşına uygun bir sohbet ile onun benlik algısının sınırlarını öğrenmeye çalışmak gerekir. Yani çocuk kendisini nasıl tanımlıyor, becerilerini nerede görüyor, nerede olmak istiyor. Onu cesaretlendirmek adına yapmamız gereken ise, övgü veya nasihat değil, onu anladığımızı göstererek birlikte özgüven ve motivasyon yolunu yürümek. Örneğin; çocuğa “çok zekisin” demek yerine “çok çaba harcadin, seninle gurur duyuyorum” şeklinde övgü de bulunmak onun zeka kavramını tanımlamak yerine çabanın değerli olduğunu anlamasına yardım edecektir.

   Övgü, özellikle okul öncesi ve ilkokul dönemindeki çocuklara karşı abartılı olarak yapılır. Evde, okulda, sokakta, parkta her an bir yetişkin çocuğun asla anlamlandıramayacağı şekilde abartılı övgüde bulunabiliyor. Önemli olan överken çocukta hangi yönleri ortaya çıkaracağımız. Çocuğun zekasını, yeteneğini, rakamsal başarısını, görünüşünü, davranışını takdir ettiğimizi ifade ederken soyut kavramlar yerine süreci, çabayı, yöntemini öne çıkarmalıyız.

 -Bu yapbozu tamamlamak için çok uğraştın, tebrik ederim.

  -Sabırla deneme yaparak bisikleti iyi seviyede kullanmaya başladın, bravo sana.

  -Dönem boyunca gösterdiğin emeğin karşılığını aldın, çok mutlu oldum.

  -Resminde kullandığın renkleri çok sevdim, sınırları dikkatli çizmen resmini daha net yapmış.

  -Dolabını, yatağını toplaman bana zaman kazandırdı, teşekkür ederim.

    ...... cümleleri abartılı olmayan dengeli övgüye birkaç örnek sadece. Uygulamanız dileğiyle. Sevgiler...

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Ağs

ÇOCUĞU ÖVMEK DENGE İSTER

10Tem
13Haz

YAVAŞLAMAK HERKESE İYİ GELİR

24May

SEVGİ Mİ? ALIŞVERİŞ Mİ?

30Mar

ROL MODEL Mİ? ÖZENTİ Mİ?

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş