ÇOCUKLARIMIZA ANLAYIŞ GÖSTERMEK TOPLUMU İYİLEŞTİRİR - Melek DERİN ÇOBAN

ÇOCUKLARIMIZA ANLAYIŞ GÖSTERMEK TOPLUMU İYİLEŞTİRİR


       Henüz hamileyken başlar bebeğimizle ilgili planlar. Kıyafetinin renginden yaşayacağı şehre ve yapacağı işe kadar. Bu kesinlikle zararsızdır. Kendi aramızda olduğu sürece de keyiflidir. Tabii ki bir de kendi hayatımız için olan planlar vardır. Sadece iki kişilik bir aileyken ‘kafa nereye biz oraya’ bir hayat süreriz ve sözler veririz kendimize, ‘bebeğimiz bunu değiştirmeyecek’ diye. Kabul ediyorum herkes değil ama çoğumuz böyle olmadığını biliriz.

      Peki hangisi doğrudur, bunu bilir miyiz?

      Bu dünyayı bilmeyen, hatta su dolu sıcak bir torbada rahat rahat, zahmetsiz, kendi halinde yaşayan bebeğimiz, kucağımıza, evimize gelir ve başlar hayat bocalaması. Her kitap, her uzman farklı yazar çizer bebekli hayatı ve bu da çoğu ebeveynin kafasını karıştırır. Zaten bir nevi şokta olan kadın ve erkek artık bir ebeveyn rolü üstlenmiştir. Kimi makale ‘çocuğu kendi yaşantına alıştır’ der, kimisi ‘sen çocuğa ayak uydur’ der. Burada denge çok önemli.

      Bebek ziyaretine gelenlerden en sık duyulan cümle ‘sese alıştır çocuğu, zahmet çekmezsin’dir. Uykusu her hassas olan bebeğin ebeveynleri suçlanır. Çünkü bu yanlıştır ‘öyle alıştırmamalıydın’ denir. Düğüne davetli bebek ebeveynleri çocuğun ağlamasına aldırmaksızın dans pistine atar kendini ve takdir görür. ‘Bebeği ağlıyor’ diye onu kucağına alan ebeveyne ‘kucağına alıştırıyorsun, bırak ağlasın, bebek o, ağlayacak tabi’ der.

      Liseye giden çocuğu istemiyor diye tatil planını değiştiren ebeveyn eleştirilir ‘çok şımarmış senin çocuk, kim büyük belli değil’ der.

      Uzman görüşü dışında en çok da çevremizin etkisinde kalırız çocuk yetiştirirken. Zaten çoğu toplumda çocuğa saygı duymak yanlış ya da mantıksız kabul ediliyorken ve çoğumuzun bakış açısı aktarılarak gelirken başka türlü bir ilişki ne aklımıza gelir ne de işimize. Çünkü çocuğumuzu anlamaya çalışmak demek, empati kurmak demek, ona da bir özgürlük alanı açmak demek. Fakat bu çoğu kişinin yetişkin ilişkisinde bile zorlandığı bir olgudur. Hele ki çocuğa empati ‘ona boyun eğmek, çocuğun kuklası olmaktır.’ O yüzdendir ki çoğu yeni ebeveyn, ‘bebek bizim hayatımıza uymalı’ felsefesini edinir kendine. Ne yazık ki bu görüş daha kundaktaki bebeği bile rahatsız eder. İhtiyacı, zamanında ve doğru yerde karşılanmayan bebek, en küçük bir seçim hakkı tanınmayan çocuk, sadece itaat beklenen bir ergen, bilerek veya bilmeyerek hayatı zindan eder ebeveyne ve tabi kendine. Ve tabi bu zincir kırılmadıkça zararı topluma, hepimize.

        Empatik olmak herkesin görevi, empati ile yaklaşılması herkesin hakkıdır.

        Çocukluğunu sadece büyüklerin hayatına göre yaşayan, kendi bedensel ve sosyal ihtiyaçları giderilemeyen, hatta psikolojik ihtiyacı küçümsenen kişiler, toplumun büyük bir çoğunluğunu oluşturuyor. Bunu kırmak ebeveynlerin elinde. ‘Anlamaz zaten küçük daha’ demeden empatik olmak, iyi ve anlayışlı  yanlarımızı çocuğumuz ile ilişkimizde kullanmak, özgürlüğüne izin vermek, kararlarına saygı duymak ve koşulsuz sevgi duyup olduğu gibi kabul etmek, sağlam bir toplumun temelidir.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Kas
21Ekm

ANNE SEVER BABA DÖVER Mİ?

20Eyl

ÖĞRENCİLERE TEHDİTLER SAVURMAK

23Ağs
17Tem
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş