DUYARLI OLMA KONUSUNDA ÇOCUKLARIMIZA ROL MODEL MİYİZ?


      Çok yakın bir tarihte evimizin karşısında çıkan yangın bana iki şeyi düşündürdü. Yetişkin olarak duyarlı mıyız? Yetişkin olarak iyi bir rol model miyiz?

      Birincinin cevabı evet ise ikinci de otomatik evet olur. Çünkü çocuklarımıza ara sıra rol yapıp onları kandıramayız. Hep göz takibindeyiz, hep izleniyoruz, her davranışımız ve cümlemiz onların karakterine işleniyor. Hal böyleyken biz duyarlıysak onlara da duyarlı olmayı öğretmiş oluyoruz.

     Maddi durumu iyi olmayan birine yiyecek yardımı yapmak ve çocuğumuzu buna dahil etmek, çöplerimizi çöp kutularına atmak konusunda çocuğa görünür olmak hatta bunu konuşmak, kazazede, yaşlı ya da hasta olanlara yardım etmek ve bunun kendi öncelikli işimizden daha önemli olabileceğini çocuğa yaşantısal olarak göstermek, böcekleri öldürmek ya da zarar vermek yerine özgürce yaşamalarına izin vermek, acil durum numaralarını bilmek ve gerektiğinde acil durumu bildirmek, kendimizin müdahale edebileceği acil durumlarda asıl yardım gelene kadar bilgimiz dahilinde yardımcı olmak, karşıt görüşler, farklı beden görünümlerine sahip kişilere ‘anormal’ demeyerek, beklediğimiz saygıyı herkese göstererek ve bunu davranışlarımızda görünür kılarak rol model oluruz çocuklarımıza. Tabi ki bunları önce kendimiz insani olarak yapmayı alışkanlık edinmeliyiz.

      Fark ettiyseniz çoğu yetişkin şikayet etmeyi yardım etmekten daha kolay bulduğu için bunu yapıyor. Ya kendini daha iyi hissediyor ya da başka bir seçenek aklına gelmiyor. Çıkan yangında bunu bir kez daha gözlemledim ne yazık ki. Geç gelen itfaiye görevlilerini oturdukları balkondan yangını seyir eşliğinde eleştirenlerin her biri duyarlı davranıp ellerine birer kova kapıp aşağı inselerdi yangının ilerlemesi durdurulabilirdi.

     Pikniğe gidince alanın kirliliğinden şikayet edenlerin çoğu bundan öteye geçip çöp toplamaz mesela. Oysaki birkaç torba alıp yapabildiğimiz kadarını toplasak inanın hem doğaya, hem geleceğimize hem çocuğumuza ciddi katkı sağlayacaktır.

      Kıtlık yaşanan ülkelerde ya da çevremizde maddi durumu kötü olan kişileri ahh vahh diye anıp sonra da artan ya da sevilmeyen yemekleri çöpe atmak çocuklar için kafa karıştırıcıdır ama yine de ileride bunu yaparlar. Çünkü ebeveyni rol model alırlar.

     Hayvanları korumaktan bahsedip evimize giren karıncaları pis hayvanlar deyip onlara zarar vermek, kediyi köpeği kirli deyip kendimizden hoş olmayan şekilde uzaklaştırmak yine aynı oranda ikilem yaratır.

     Kısacası çocuklar söyleneni kısa süreliğine yerine getirebilir ancak sürekliliği olan olumlu davranışlar için önce kendimizde bu duyarlılığın olup olmadığını sorgulamak daha yerinde olacaktır.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş