KALBİM O ÇOCUKTA KALDI!


            Etrafımda gördüğüm tüm çocukları, ebeveynleri ve ebeveyn-çocuk arasındaki ilişkiyi gözlemlemekten kendimi alamıyorum. Bu gözlemleri yaparken bazen kendimi ebeveyn olarak eleştirirken bazen de çocukluğuma gidip ebeveynlerimi eleştiriyorum.

           Bundan 3 sene önce bir çocuk parkında tam karşımda kendi oğlum ve birçok çocuk koşuyor, eğleniyor, bağırıyor, düşüyor, ağlıyor, şımarıyor, anne babasına koşup sarılıyor. Yani işini yapıyor çocuk oluyor. Karşıdan gelen bir anne ve elini tutan bir oğlan çocuğu yaklaşıyor. Annenin ağzı hızla hareket ediyor, kızgın bir surat; çocuğun başı önde, mutsuz bir surat elini sertçe çekiştiren annesinin azarlama ve aşağılamalarını dinliyor. Daha yakına geldiklerinde annenin çocuğu savururca parka doğru itip çocuğuna kurduğu o yıkıcı cümlelerine ve çocuğun bu isteğinin anneyi çokça kızdırdığına şahit oluyorum. 7-8 yaşlarında olan bu çocuk karşımda en fazla çocuğun olduğu dönen oyuncağa ilişiyor. Akranlarına bakmaksızın, keyif alamadan, istediğinin ne saçma ve yanlış bir şey olduğunu düşünerek tutunmaya çalışıyor çocukluğuna. Ama anne susmuyor, devam ediyor hayatının, geçmişinin tüm hırsını çocuğundan almaya. Suçluyor alenen, çocuğundan bıkmışlığını kusuyor. 5 dakika olmadan çocuk kalkıyor ve mecbur o eli tutuyor. Çünkü tek bildiği güvendiği en tanıdık el o. Anne böyle oluyor demek, böyle olmalı, ben suçluyum yanlışım demek diyor kendi kendine. Çocuk olmak kötü hemen büyümeli diye karar veriyor belki de. Ama bilemiyor ki çocukluğunu dibine kadar yaşamadan olgun bir yetişkin olunmuyor.

          Ahhh o çocuğun annesi anlıyorum seni gerçekten. Kim bilir neler çektin çekiyorsun, hayatının gamına bir de senden kopamayan ayak bağı olan bir çocuk var. Seni anlamıyor, hemencecik büyümüyor, hep oyun, ilgi, sevgi, değer görmek istiyor. Çok yoruyor sorumluluğu, derdi bitmiyor. Aynı sen gibi değil mi o çocuğun annesi aynı sen!

          Ahh o çocuk seni de anlıyorum. Çok büyük bir sorumluluk var omuzlarında; ebeveynlerinin senden önce kurdukları düzene ayak uydurmak, senden büyük oldukları için hep onların dediğini yapmak, özgür olamamak, ihtiyaçlarını bırak ifade etmeyi baskılamaya çalışmak, daha bu yaşında hem çocuk olup susmak hem büyük olup büyüklere uyum sağlamak, yaşadığın bu ikilemde çıkmazdan çıkamamak...

         Çok yorucu değil mi çocuk.

         Şimdi kim kime anlayış göstermeli; kim kime karşı empatik olmalı. Yetişkin olup tecrübe kazanan ebeveynler mi, yoksa bu yaşadığımız dünyayı kendi beceriksiz dokunuşları, safça duyguları, korkuları ile tanımaya çalışan çocuklar m

         Geçmişin ve bugünün acısını çocuklarımızdan çıkarmak yerine onlara kenetlenip iyileşmeye çalışmak herkese iyi gelecektir.

         @cocukhayatinoznesi İnstagram sayfamı ve çocuk kitapları okuduğum YouTube sayfamı takip edebilirsiniz ????

 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş