SINIRSIZ 3T TATMİNSİZ ÇOCUKLARA NEDEN OLUYOR! - Melek DERİN ÇOBAN

SINIRSIZ 3T TATMİNSİZ ÇOCUKLARA NEDEN OLUYOR!


       Uzun bir aradan sonra aslında artık hepimizin bildiğini sandığım, farkındalık kazanıldığını düşündüğüm ama yanıldığımı gördüğüm bir konuyu ele almak istiyorum.

       Çocuklarımızın özgürce 3T kullanımı, yani TELEVİZYON-TABLET-TELEFON

       Pandemi ile başlayan uzaktan eğitim uygulaması tüm yaş seviyesindeki çocukları bilgisayar başına geçirdi. Burada bir sorun yok gibi görünüyor. Ancak çoğu çocuğun ders zamanları dışında meşgul olduğu tablet telefon oyunlarını ders zamanında da kapalı ses ve kamera sayesinde sürdürdüğü gözlemlenmiştir. Hatta bu durum çocuklar için eğlenceli bir hal almış görünüyor. Ne yazık ki çok sağlıklı uygulanamayan uzaktan eğitim süreci 3T bağımlılık oranını arttırmış ya da 3T cihazları ile tanışmayı sağlayarak bağımlılığa giden yolu desteklemiştir.

      NEDEN ÇOCUKLARDA 3T ARTTI?

Teknoloji çağında oluşumuz bunun tabii ki en temel sebebi. Peki bu sahip olduğumuz teknolojiyi doğru kullanıyor ve bu konuda çocuklara iyi birer rol model olabiliyor muyuz? Yetişkinlerin çoğunu kendine bağlayan sosyal medya kullanımı her gün biraz daha artmakta, andemi ile tavan seviyeye ulaşmıştır. Evde kalan anne babalar ve çocuklar tüm günü birlikte dört duvar arasında geçirmekte zorlanmaktadır. Ne yazık çoğu ebeveyn bu zorluk karşısında ekrana başvurmaktadır. Evde kalınan her gün buna eğilim artmıştır. Ayrıca akranlarıyla sadece sanal platformda buluşabilen çocuklar bu imkandan sonuna kadar sınırsızca faydalanmıştır. Burada tek başına içerik değil süre de çok önemlidir. Ebeveynlerin zaten çocuk okula gidemiyor bari arkadaşlarıyla böyle vakit geçirsin şeklindeki görüşü aslında masum değil. Çocuğa sunulamayan sosyal hayatın yerine sınırsız, kolay, kontrolsüz bir ortamda kontrolün tamamen çocuğun elinde olduğu çok daha cazip bir sanal iletişim ve ilişki söz konusu olmuştur.

   KONTROLCÜ VE BENCİL BİREYLER YOLDA!

      Bir oyun düşünün iç çamaşırlı, muhteşem beden yapısında iki kadın podyumda yürüyor, birini oyuncu üstte verilen direktif doğrultusunda sadece parmak hareketiyle uygun şekilde giydiriyor. Podyum sonunda oyuncunun mankeni kazanıyor ve diğer kadını bir kalça hareketiyle podyumdan atıyor. Karşısında gerçek olmayan ve adil olmaktan çok uzak bir rakip var ve defalarca kazanmanın hazzını yaşıyor çocuk. Gerçek hayat böyle değil. Sanal oyunun kolaylığına, verdiği hazza, kazanma hırsına bürünen çocuk beyni buna hızlıca alışır ve gerçek hayattaki sosyal kabul zorluğu, ilişki kurmadaki çaba, problem çözümü, empati kurma, centilmence mücadele etme ile uğraşmaz. Çünkü gerçek hayat becerilerini edinebileceği ortamlarda zorluk yaşadığında sevgili sanal dünyasına koşar, sahte ama ona kendini iyi hissettiren ortama sığınır. Sorgulanmaz, uyarılmaz, etiketlenmez, kaybetmez, kontrolü kaybetmez, azarlanmaz, dışlanmaz, görünmez, konuşmaz, sessizce gerçek hayat becerilerinden uzaklaşır. İşte bu beyin gelişimine ve sosyal becerilere destek olmaktan çok uzak oyunlar ve bunlara uzun süre maruz kalmak çocuğu doyumsuz, kontrolcü, bencil, içe kapanık, özgüvensiz ve kendini hiçbir dönemde gerçekleştiremeyen bireylere dönüştürebilir.

    ÇOK MU GEÇ KALDIM DİYENLER!

   Çocuğu gözlemlemek ebeveynin en temel görevi ve çocukla ilgili bilgilere götüren en doğru ipuçlarıdır. Ebeveyn ile oynarken, akranı, kendinden büyüğü ya da küçüğü ile vakit geçirirken, öğretmeni ve arkadaşları ile ilişkisini, tavır ve tepkilerini izlemek bizi çocuğumuzun derinliklerine, ne ile mücadele ettiğine, neye ihtiyacı olduğuna ulaştırır. Çocuğa kayıtsız kalan ya da zaman ayıramayan ebeveynler belki bazı şeylere geç kalınmış olabilir ama mutlaka düzeltilecek birşeyler vardır. Mükemmel ebeveynlik diye bir tanım yok, varsa da aldırmayın. Ancak bir dinleyin kendinizi sevgili ebeveynler; acaba ertelenmeyen gerçekler mi yoksa itina ile ezbere çektiğimiz mazaretler mi bizi çocuktan uzak tutan veya bizim yerimizi ekran ile doldurtan?

   3T ÇOCUKLARIMIZA NE YAPIYOR?

Son yıllarda omurga ve el bileği rahatsızlıklarındaki artış telefon tablet kullanımına bağlanıyor. Özellikle de bu rahatsızlıkları yaşayanların yaş ortalaması 12’ ye inmiş. Boyun düzleşmesi veya fıtık, kamburluk, el bileğinde sinir sıkışması bunların başında geliyor. Tabi ki fiziksel sorunlar ile kısıtlı değil 3T zararları. Okul öncesi dönemde ekran ile tanışmış ve günlük yarım saatten fazla telefon tablet kullanmış çocuklarda zihinsel gelişim geriliği belirtilerinin yanında; iletişim becerilerinde ciddi boyutta sorunlar gözlemlenmiştir. Sonraki yaşlarında empati kurmaktan yoksun kalacak olan bu ekran çocukları dünyanın kendi etrafında döndüğü, kolay elde etme ve kolay yollardan başarıya ulaşma gibi algılar içine girebiliyorlar. Etkili iletişimden uzaklaşan çocuklar kendilerini toplum önünde hatta ikili ilişkilerde ifade etmekte zorlanıyor, yaşadıkları baskın hırsa yenik düşerek psikolojik veya fiziksel şiddete meyilli hale gelebiliyorlar. Bulundukları dönem gereği başarı odaklı olan ilkokul çocukları günlük 1 saatten fazla telefon tablet kullanımı sonucunda okulda zorlandıkları ders veya sosyal ilişkilerden uzaklaşarak, kolay başarı sağlayan oyunlara yöneliyor ve gerçek başarı ve ilişkilerden soyutlanıyorlar. Ortaokul seviye çocukları da en az onlar kadar etkileniyor. Henüz doğru internet kullanımı bilincine ulaşamadıkları için ve bulundukları ergenliğe giriş döneminde zaten zor olan çevreye uyum sorunları yaşamaktalar. Acımasız olan bu dönem çocukları sosyal medya kullanımı ile özgürlüğünü eline aldığına inanarak düşüncesizce hareket edebiliyor. Hayatlarının merkezine sanal dünyayı alarak yaşıtları ile geleceklerini olumsuz etkileyecek rekabetlere girebiliyorlar. Takip ettikleri ulaşılması güç veya imkansız hayatlardan etkilenerek kendi hayatlarını riske atabiliyorlar.

    3T İLE MÜCADELE NASIL OLMALI?

Öncelikle çocuklara ebeveyn olarak yetişkin olarak biz örnek olmalı ve sınırlı ve doğru bir ekran kullanım örneği sergilemeliyiz. Ekran kullanımı bir boş zaman etkinliği olmamalı hayatımızda. Çocuklar ile geçirmemiz gereken vakitten çalıp ekrana gömüldüğünüz her saniye çocuklardan kopmuş olduğumuzu unutmamalı.

   Bunun dışında çocuklara hem içerik hem de süre olarak kısıtlama getirmeli ve asla bunu esnetmemeliyiz. Misafir var diye, ev işi yapıcaz diye, işten eve çok yorgun geldik diye, aman her çocuk istediği kadar kullanıyor bizimki de mahrum kalmasın diye koyvermek önce çocuğumuza zarar unutmamalıyız. Henüz kontrol bizdeyken çocuklar ile kaliteli zaman geçirip, doğru iletişim kurup, sağlıklı ilişki temeli atmalı ki sonra çok geç olmasın. En büyük tehlike hep yanı başımızda unutmayın...

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş