ALGI OPERASYONU - Osman GİRGİN

ALGI OPERASYONU


        Günümüzde doğruları söylemek ve yaşamak zor hale geldi. İnsanlar bazen doğruyu bildikleri halde sırf düzenden ve çevreden ayrılmamak için yanlışın yanında olma, inanmış gibi görünme peşindeler.

        Aslında olay bunun tersi olmalı ama toplum veya güya medeni dünya bir girdap gibi içine çekiyor. Algı operasyonları ile seni yönetiyor.

Bu hal münafıklığın tersi halidir. Münafıklar gerçeği inanmadıkları halde inanmış gibi görünürler. Günümüz insanları gerçeği inandıkları halde inanmamış gibi görünüyorlar. Nedeni, güya modern dünyadan kopmamak, sürüden ayrılamamak için. Aslında cesaret, yalnız da olsan doğru bildiğin yolda yürümektir.

Konuşmaya başladıklarında bütün doğruları bir çırpıda ağzından çıkarıyorlar. Baktığınızda ve dinlediğinizde her şeyi bilen kişi olduğunu anlıyorsunuz ama ne yazık ki iş icraata geldiğinde yine düzenin çarkından ayrılamıyor.

Ziya Paşa boşuna dememiş:

-Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

Bugün çarşı pazarda ve hatta evlerimizde yanlış olduğunu bildiğimiz birçok eylem ve davranışın içerisindeyiz. Bu davranış ve eylemlerin tamamını

–Ne yapalım zaman böyle.

 –Yanlış olduğunu biliyorum fakat engelleyemiyorum.

Savunan insanları dinlemekle geçiyor vaktimiz. Savunan diyorum çünkü kendisi de istemez yan cebime koy misali ile konuşuyor.

Bu şekilde toplumun düzelmesi veya doğru yola gelmesi mümkün mü?

Ama toplumdan bahsederken bütün yapılması gereken doğruları ve yapılmaması gereken hataları sayıyor. Neden sayıyor?

Kendini avutmak için.

Şu saydıklarını uygula dersen, -zaman böyle diyerek işin içinden çıkıyor. Kısacası toplum kendi kendine bozulmuyor.

Toplumu biz günü birlik çıkarlarımız için ve bilerek bozuyoruz.

Hiç şikâyet etmeye hakkımız da yok. Zaten şikâyet edenlerin de sayısı azaldı.

Yaşadığımız bu kokuşmuş düzen aslında hepimizin istediği, sevdiği ve mutlu olduğu bir düzen oldu çıktı.

Başkasının gözündeki çöple uğraşmak gözümüzdeki merteği çıkarmaktan çok daha kolay.

Herkes gül bahçesi istiyor.  Hatta gül bahçesi kusursuz olmalı. Kendisi gül bahçesine girip kuralsız davranabilmelidir. Dikensiz gül bahçesi daha makbuldür.

Dikene çevirdiğiniz dünyada daha çok gül ararsınız.

Kuralsız, zahmetsiz, özlemsiz ve sevgisiz ulaşacağınız bütün kazançların sonunda size fatura gelecektir. Ama iş işten geçmiş olmaz inşallah!

Toplumu rotasız gemi haline getirenlerin başka gemilerinin olduğunu biliyor musunuz?

Toplumun milli ve manevi değerleriyle oynayanların senin gibi inanıp senin gibi yaşamadığını biliyor musunuz?

İmparatorlukları ve devletleri özgürlük masalı ile yıkıp milletlerini parçaladıklarını biliyor musunuz?

Herkesin özgürlüğünün farklı olduğunu, tek düze özgürlüğün özgürlük olamayacağını biliyor musunuz?

Bu durumdan kurtulmanın tek yolu doğrularını ve yönünü belirlemektir. Dalından kopmamaktır. Milli ve manevi değerlerini bilip sahip çıkmaktır. Bu yolda önüne çıkan engelleri fakatsız ve amasız yok etmektir. Yoksa zamana, mekâna, kişilere ve düzene bahane ederek değiştireceğin yön ve yönler seni rüzgârgülü haline getirecektir.

Biz bu ne olduğu belli olmayan insanlığın düşmanı düzenlerden daha çok zarar göreceğiz.

Muhabbetle!..

Günümüzde doğruları söylemek ve yaşamak zor hale geldi. İnsanlar bazen doğruyu bildikleri halde sırf düzenden ve çevreden ayrılmamak için yanlışın yanında olma, inanmış gibi görünme peşindeler.

        Aslında olay bunun tersi olmalı ama toplum veya güya medeni dünya bir girdap gibi içine çekiyor. Algı operasyonları ile seni yönetiyor.

Bu hal münafıklığın tersi halidir. Münafıklar gerçeği inanmadıkları halde inanmış gibi görünürler. Günümüz insanları gerçeği inandıkları halde inanmamış gibi görünüyorlar. Nedeni, güya modern dünyadan kopmamak, sürüden ayrılamamak için. Aslında cesaret, yalnız da olsan doğru bildiğin yolda yürümektir.

Konuşmaya başladıklarında bütün doğruları bir çırpıda ağzından çıkarıyorlar. Baktığınızda ve dinlediğinizde her şeyi bilen kişi olduğunu anlıyorsunuz ama ne yazık ki iş icraata geldiğinde yine düzenin çarkından ayrılamıyor.

Ziya Paşa boşuna dememiş:

-Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

Bugün çarşı pazarda ve hatta evlerimizde yanlış olduğunu bildiğimiz birçok eylem ve davranışın içerisindeyiz. Bu davranış ve eylemlerin tamamını

–Ne yapalım zaman böyle.

 –Yanlış olduğunu biliyorum fakat engelleyemiyorum.

Savunan insanları dinlemekle geçiyor vaktimiz. Savunan diyorum çünkü kendisi de istemez yan cebime koy misali ile konuşuyor.

Bu şekilde toplumun düzelmesi veya doğru yola gelmesi mümkün mü?

Ama toplumdan bahsederken bütün yapılması gereken doğruları ve yapılmaması gereken hataları sayıyor. Neden sayıyor?

Kendini avutmak için.

Şu saydıklarını uygula dersen, -zaman böyle diyerek işin içinden çıkıyor. Kısacası toplum kendi kendine bozulmuyor.

Toplumu biz günü birlik çıkarlarımız için ve bilerek bozuyoruz.

Hiç şikâyet etmeye hakkımız da yok. Zaten şikâyet edenlerin de sayısı azaldı.

Yaşadığımız bu kokuşmuş düzen aslında hepimizin istediği, sevdiği ve mutlu olduğu bir düzen oldu çıktı.

Başkasının gözündeki çöple uğraşmak gözümüzdeki merteği çıkarmaktan çok daha kolay.

Herkes gül bahçesi istiyor.  Hatta gül bahçesi kusursuz olmalı. Kendisi gül bahçesine girip kuralsız davranabilmelidir. Dikensiz gül bahçesi daha makbuldür.

Dikene çevirdiğiniz dünyada daha çok gül ararsınız.

Kuralsız, zahmetsiz, özlemsiz ve sevgisiz ulaşacağınız bütün kazançların sonunda size fatura gelecektir. Ama iş işten geçmiş olmaz inşallah!

Toplumu rotasız gemi haline getirenlerin başka gemilerinin olduğunu biliyor musunuz?

Toplumun milli ve manevi değerleriyle oynayanların senin gibi inanıp senin gibi yaşamadığını biliyor musunuz?

İmparatorlukları ve devletleri özgürlük masalı ile yıkıp milletlerini parçaladıklarını biliyor musunuz?

Herkesin özgürlüğünün farklı olduğunu, tek düze özgürlüğün özgürlük olamayacağını biliyor musunuz?

Bu durumdan kurtulmanın tek yolu doğrularını ve yönünü belirlemektir. Dalından kopmamaktır. Milli ve manevi değerlerini bilip sahip çıkmaktır. Bu yolda önüne çıkan engelleri fakatsız ve amasız yok etmektir. Yoksa zamana, mekâna, kişilere ve düzene bahane ederek değiştireceğin yön ve yönler seni rüzgârgülü haline getirecektir.

Biz bu ne olduğu belli olmayan insanlığın düşmanı düzenlerden daha çok zarar göreceğiz.

Muhabbetle!..

alisoydemir09@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Tem

NAZLI İL NAZİLLİ

27Haz

NAZİLLİ İL OLABİLECEK Mİ?

26Nis

BİR ÖMRE BEDEL

02Nis

HOŞ GELDİN RAHMET AYI!

07Mar

HANGİ NEHİR

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş