NAZLI İL NAZİLLİ - Osman GİRGİN

NAZLI İL NAZİLLİ


         Nazilli yılların verdiği hasretle il olma hevesine kapıldı. Bu heves kuru bir hayalden ibaret değil. Bu, bir hak arama kavgasıdır.

         Nazilli’nin il olması konusunda bazı toplantı ve kulis faaliyetlerinin yapıldığını görüyor ve duyuyorsunuz. Fakat bu hamasetle ve şahsi menfaat beklentisi duygusuyla olmamalıdır.

         Gerçekten bu şehir il olacaksa olmalıdır da, burada yaşayanlar ve burada yaşamayıp buralı olan hemşerilerimiz topyekûn çalışmalı ve birlik olmalıdır.

Bu işin içine siyaset, ticaret, tarikat, makam-mevki, menfaat ve egoların girmemesi gerekir. Bu işin içerisinde sadece doğduğu veya yaşadığı yere minnet borcu ve mensubiyet duygusu olması gerekir.

Demagoji ve duygusallık il olma konusunda gülünç ve basit hallerdir. İl olma bugünkü Türkiye Cumhuriyeti idari haritasında ciddi ve külfetli bir iştir. Bu konuda sadece Nazilli değil, bütün il olacak ilçeler için söylüyorum: Attığınız taş ürküttüğünüz kurbağa değmelidir.

Bu konuda özellikle siyasiler kutuplaşarak herkes kendi tarafına çekmemeli. Herkes ben haklıyım veya ben çalışıyorum gösterişine girmemeli. Böyle tarihi bir konuda bir araya gelemiyorsanız, yapacağınız etkinlik ve hak arama platformlarında hep beraber tek ses halinde bağıramıyorsanız, aynı kâğıda hepiniz alt alta imza atamıyorsanız siz bu şehre bir şey veremezsiniz.

Siyaset halka hizmet yoludur.  Birliği dağıtmak, halkı ayırmak ve benden olmayana muhalefet etmek değildir. Vatan ve millet düşmanı olmayan herkes hangi düşünce ve inanç da olursa olsun bu vatanın öz evladıdır.

Evet, bundan 85 yıl önce Ata’mızdan aldığımız bir söz var. Aslında aldığımız değil (böyle söylenince iltimas geçilmiş gibi geliyor) hak ettiğimiz bir söz. Fakat hadi inceleyin 1937 yılının Nazilli’sini. Özellikle 1950 sonrasındaki bütün yöneticiler bu memleketin bugünkü halinden mesuldür. Kaybettiğimiz bütün güzelliklerin, kazanımların, sanayinin ve gelişmişliklerin müsebbibidirler. İşsizliğin, ümitsizliğin, ezikliğin ve vizyonsuzluğun baş mimarıdırlar.

Bu günkü tablo; Nazilli halkının ve idarecilerinin Ata’nın yükselttiği, modernleştirdiği ve emanet ettiği şehri ne kadar sahip çıkıp çıkmadığının tablosudur.

Hala yapılan toplantıda Nazilli’nin hepsi bulunamıyorsa (nedensiz, fakatsız, amasız) daha bizim alacağımız yol var demektir.

Bu iş miting ve şovlarla olmaz.

 Bu iş proje işidir.

Çalışma işidir.

Bu çalışma ile mi olacak?

Eğitimde ne gibi farklılıklar yapacaksınız?

Kültür de ne hazırlığınız var?

Nazilli (il) ilçe tarihi kitaplarını hazırladınız mı? Siz Nazilli tarihini ve kültürünü yazan insanlara bile dönüp bakmadınız. Nazilli tarihinde ne var diyerek alıp okumadınız. Nazilli hakkında kitap sayısını bilmezsiniz.

Daha yollarınızdan arabalar bile düzgünce gidemiyor.

İki yıldan beri İstasyon Meydanı açılamadı. Açılınca, dağ fare doğuracak!

Yöneticilik herkese eşit mesafede olmak, herkesin hakkını korumak, hakkı haklıya vermek(güçlüye değil) ve insanları güven ve huzur içinde yaşatmaktır.

70 yıldan beri böyle olsa Nazilli şimdiye kadar zaten “il”di.

Belediyeler hizmet satmaz, hizmet yapar. Kapitalist sistem en çok onların işine yaradı. Halkın parasıyla halka hizmet satıyorlar. Bol bol resimlerini halkın parası ile şehrin giriş çıkışlarına, şehir içindeki billboardlara assınlar. Millet sizi tanımasa zaten belediye başkanı yapmazdı.

Bu idarecilerle olmasa bile inşallah günün birinde “NAZLI İL” diye yazı yazacağımı inanıyorum.

Muhabbetle!

alisoydemir09@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Tem

NAZLI İL NAZİLLİ

27Haz

NAZİLLİ İL OLABİLECEK Mİ?

26Nis

BİR ÖMRE BEDEL

02Nis

HOŞ GELDİN RAHMET AYI!

07Mar

HANGİ NEHİR

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş