TEŞEKKÜR EDERİM


           Yaşadığı yeri sevmenin gayesi ve anlamı çok farklıdır. Çünkü bunun riyası ve kazancı olmaz. Bunu ancak vefa duygusuyla anlatabiliriz. Herkesin doğduğu, büyüdüğü ve yaşadığı yeri sevmesi normaldir. Fakat bazı yerleri gerçekten Allah’ın bir lütfu olarak görebiliriz. İşte bizim yaşadığımız yer böyle bir yer. Bu topraklar, eskilerin tabiri ile şükürsüz yaşanmayacak ve abdestsiz basılmayacak topraklardır.

           Bu topraklara hizmet etmek herkese nasip olmaz. Bu topraklarda hayat geçirip güzellikleri hissetmeden giden çok insan vardır. Bu güzellikleri görmek ve hissetmek de bir nasip meselesidir. Bu topraklara severek hizmet eden herkesin alnından öperek teşekkür ediyorum.

          Hainlere mi?

          Hainliğin mutlaka bir cezası vardır. Kul vermezse Allah verir.

          “Kentte Yaşam” adıyla naçizane hizmet etmeye çalışan kardeşimin omuz verme anlamında yanında olmaya karar verdim. Güzellerin ve iyi niyetin katlanarak büyümesini ve ülkemizin her köşesine ulaşmasını canı gönülden diliyorum.

Özellikle Nazilli için ne yapsak yetersidir. Çünkü yüz yıl önce yanmış yıkılmış bir şehirden on beş yıl sonra medeni bir şehir meydana getirenlerin yaptıkları her şeyin üstündedir.

O medeni şehri sahip çıkamayan bizden önceki neslin bize özür borcu vardır. Bugün bu şehirde söz hakkı olup da çivi çakmayanlar bu şehre ihanet edenlerdir.

Nazilli adında üç tane kitap yazdım. Tarihini yazan son yazarım. Geçmişi ve geleceği ile zaman zaman araştırma ve incelemelerimi sizlere sunacağım.

Şehrimizi sözle ve gösterişle sahip çıkmayacağız. Yürekle ve sorumluluklarımızla sahip çıkacağız.

Bu şehri özellikle siyasetle sahip çıkmaya çalışanların hiçbir katkısının olmadığını bilmenizi isterim. Bunun belgelerini de zamanla yayınlayacağım.

Nazilli 1936-1950 yılları arasında Türkiye’nin parlayan yıldızı iken şimdiki halini herkes şahit olmaktadır.

Bu durum bu topraklara yakışmamaktadır. Sorumlusu bu topraklar üzerinde yaşayan insanlardır.

          Haber adına milleti lekeleme, iftira, zan ve gıybet yapmanın kimseye faydası olmadığını bilenler mutlaka çoğalmalıdır.

          Habercilik dedikodu ve kusur araştırma değil, olanı aktarma ve halkı bilinçlendirmedir.

Bu konuda her türlü fedakârlığı yapan vatanı ve yaşadığı yer için çalışan kardeşlerime teşekkür ediyorum.

Yaşadığı yerin yetiştirdiklerini tüm dünyaya tanıtmak için elindeki tüm imkânları kullananlara teşekkür ediyorum.

Bu bereketli topraklarda yetişen mahsuller gibi yetişen insanların da sesi olmaya çalışan “Kentte Yaşam” Gazetesi emekçilerine teşekkür ederim.

Bildiklerimizi aktarma konusunda sayfalarını açan bu emekçilere, bu yazılarımı okuyarak destekleyen herkese şimdiden teşekkür ediyorum.

Muhabbetle!

         

                                                                    

 

         

alisoydemir09@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Tem
18Tem
11Tem

İTTİHAT VE TERAKKİ (2)

02Tem
18Haz

BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş