AYDIN’IN BALLI ALTINLARI - Suna ALTINÖZ

AYDIN’IN BALLI ALTINLARI


De gidim dee, bu ne sıcak hava leee!

Garsudaki evde güneş göömeyon emme, genede ışcakdan durulmeyoo. Açdım telezonu, uzanıvedim gaşısına. Müge Anlı bakıp durudum, telfonum çaldı, baktıdım areyan anam. Açmağa çekindim telfona, usulculan “aloo” dee demez anam gaşıdan saydırmaa başladı.

“Sen nedipdurun o evin içinde, millet incirleni toplebduruu, senin talaya giren çıkan yok” dedi. “Gıı incir zamanı gelmiş mi?” dedim anama, aklım gitti incirlen topluma tavı geçdi sandım. Hemen oğlanaa aravedim. “ikitekerlekli motorunu binde eve gee” dedim. Arıba tamir edyomuş cavurun enii, “üüleen çocuk” dedim “ben sene incir parasınnan yenisini alverin, hemen geede bahçılara dolaşıpdaa gelverelim gaarii” dedim oğlana. Yeni arıba lafına duyan enik, motorulan binanın önünde bitivedi.

“Atleve gııı güzee bayan sene uçuruveren” dedi bene. Abooo bine binmez motorunnan uçuruvediyaa, bi aklım vaadı oda kookudan gaçıvecek sandım yaa. Üleen, bi baktım talaya vamışız. Anaaa, gadir mevlam bi inci vervemiş benim talaya, mübarek hacı malı. Balmı bal mübarekle. Sarı sarı güneş gibi parlabduru erenleri. Canım çekivemiş. Yemişleere dallarından asıılı asılı vedim gaarii. Kopaadıma bi kendi aazıma gatyon, bi oolanın aazına  depyon.  Negıda yidik bilmeyon, gaanım doydu emme gözüm aç.

Oolan “anaa” dedi. “İncir barsakları çalıştırıyo bilyon mu?” dedi benee. 

“Ooluum, ben her sabah yirim, gabız mabız bilmen ondanmıkı” dedim.  

“Ana” dedi.  “Sen bilmeeyonmu barsaklarımız bizim ikinci beenimiz, sabahları yidiin bi avuç incir, barsaklarını sıfır motor gibi çalıştırıı, sindirim sisdemin saat gibi oluuu” dedi.

İçindeği kalsiyum sayesinde kemiklerimiz güçleniyoo.. En önemlisi de, incirde potasyum mineralleri çokmuş. Potasyum kalp ve damar saalığı için çok ömemli bi mineralmiş. İnme riskinide azaltıımış. Mübarek vitamin deposu gibi, faydıları say say bitmiyoo. Kereta geçen sene doktorun birine incir sattıdı. O anlatıvemiş, hergün yiyomuş, hatta aaşamdan, zeytinyağına yatırıp da yiyomuş.”

Hadeve oolum” dedim, “yörüt huu moturada bene hööle Aydın’ın incir talalarını dolaştırıve gaarii” dedim. Yola çıkıvedik oolanılan, motorun üstünden milletin yemiş talılarına bakıp durudum. Bi baakdıdım yolun kenarında evi olan İbram amca, kasa kasa incirlere sırılaavemiş. “Dur” dedim oolana. Motordan endimde, varvedim yanına. “Goley geesin İbram amcaa!” dedim. Oda muuzip, “golayısan başına geesiin, Suna gıız!” dedi bene. “İnşallah benide seçmek nasib oluu” dedim. “Üüleee! İbram amcaa bak, incirlere boy boy ayırmış, tek tek elleyo incirlere. “Neden bööle ayırdınki lee İbram amca” dedim.

Oda annadıvedi bene. En böyük incirlen içleride bek güzee. Birinci kalitemiş. “Bunnara paraa basan alyo” dedi.  Bahalı satyomuş. İki üç numura incirlee vaaa. onnada güzee emme, ufaklı. Kalbalık ailelere göre, bii kilo alsa adamlaa, herkese gene yicee incir düşee. Bi bakdıdım kasanın birinde çatlak incirle vaa,” İbram amca! bu yemişlee senemi gülüyoo, ağızlarını ayırıp duruyo bunna” dedim. “Onna ağızlarına ceviz bekleyo” dedi. Hunubaaak! , içlerine ceviz goobda satyomuş.  Anaaa! çatlak incirin dadıda bi başkamış yaa. 

“Üleen ibram amca! nelede bilyon sen” dedim.

“Gııı suna gız şarap içcemin şarap” dedi patıdak.

Bennen dalgı geçyo gosgocaa adam.

“Töbee! ibram amca! garı kısmı şarap mı içeemiş” dedim. Meğersem, incirden şarap gurmuş. Bene kendini övecek. Evelden beri hınzırdır bu adam. Şifa niyetine bi duble içyomuş hergün.

“İncirden rakıda oluuu, şarapda” dedi.

Şaşkın, çatlak yemişleri tüccarlara satyoomuş. Onnaa da rakı şarap yapan yelere satyomuş.

“Negıdaa cahilsin Suna gıız” dedi bene. “Yemiş şarabına bilmeyon” deye. Anadolu’nun bazı bölgelerinde sadice, incirden yapılan rakıla vamış.  Adınıda ‘Arak Tini’ deniyoomuş.

Üüleee! Ooodaki govanın içinde, topuldak gibi gurumuş incir vaadın. Bi bakdııdım, adam aldı gitdi de, inenin önüne bi çanak inciri döküvedi. Neymiş efendim, inek yeni bızalamış, kan şekerine dengelesin deye veriyolamış.

“Ooluum!” dedim usulculan,” bu adam incirin kitabınıda yazaa yakında” dedim. Heergilee, bek çok oku araştırı zaten.

“Yörü ooluum yörüü! bu adam epee havasına attı bize” dedim. “Yörüve gaarii, bene bida motordan indirmiden, Aydın’ın bütüüün, yemiş talılarına gezdirive gaari” dedim.

Motorun girdiii her yemiş taalasına baktık. Üüleee ! Aydının dağ köylerinin yemişleri de bek güze yaa. Çocuk yumruu gibi vaaa . Emme, dağ köylerinin yemiş ağaçları da yamacın bağrında. Adamla ağacı bi ırlayoo, tepiden düşen yemiişş, dabana yuvaalanıp geliveryoo. “Yörü oolum yörü! bu adam yemişi ırlakan düşese, incirle gibi, ayamın dibine yuvaalanıp gelvecek. Biz hemen gaçalım gaari burdan” dedim.

“Goca gıız!” dedi benim oolaan. “Nazilli’de senin gadaşlık vadın, sene oraya götüren de accık dinlenelim” dedi. Çat kapı, benim gadaşlığın evine varvedik. Onunda evi baçeli ev, emme incir zamanı oluncaa gada, her yere incir sermiş gurusun deyee. Biraz yaş toplamış yalım. “Hatçee!  Ben geldim gııı!” dedim. Beni görüncee gada, bek sevindi, sarılıvedik birbirimize.

“Needipdurun Hatçaa! Gömeyeli” dedim. “Eyiyin” dedi. “Dünürlee gelcek, onnara hazırlık yapyom” dedi. Gızını, Garadenizlilere gelin vecemiş. Dünürle gelcek deye Hatçede tencirilere sırılaaveemiş. “Gııı!” dedim. “Dünürlere hangi datlılara yaptın, sööle bakeen” dedim. Başladı saymaya; sütlü incir datlısı, cevizli incir dolması, incir kurabiyesi, incir reçeli, incir cipsi deeeken, sözüne kestim. “Gıııııııı! Zilli garı, sen accık gabamın” dedim. “Cevizli incir datlısını yiyen daamat düz duvara dırmanı, dokuz aya vamıdanda, gucaana ekiz torunları ververi” dedim. “Hem sen başga datlı bilmeyonmu bune gııı.”

Gömemişin bi incir talası olmuş. Çatlak garı dünürlere inadından etmiş. Bunnaa, garıdenize dünürlere gitmiş. O laz akıllılada, bunnara hamsinin her çeşidini yapıp önlerine gomuşla. Her gün hamsi yidirmişlee bizimkennere. Gızmakta haklı garııı.

“Hatçaa!” dedim. “Bak! gızına gocaya vecen madem, dünürlerilen inatlaşma, akıllı ol” dedim. “Onların horon depişi gibi, coşvemesin sinirin. Bizim aydının efesi gibi, attıın adımlara, düşün düşün de at . Git şurdan bi horoz kes de dolduruvee, önnerine koyda yisinn” dedim.

Oolan; “anaa! hadi gaari gidelim” dedi. “Nazilliye geldimken, kendime burdan bi parfüm alam” dedi. Parfüm satan bi dükkana girdik. Parfüm bakıp duruduk. Çok güzee bi sosyetik garı girdi içere. İpek gibide teni vaa garının. Ay gibide parlapduru. Ne sürünyosa bende alcan.  Sürünveecen, güzelleşcen.

“Hanımefendi! güzellinize neye boçlusunuz?” dedim.”

“İncir çekirdeği kremi ile incir çekirdeği yağına borçlum” “Her gün kullanırım” dedi. “Ölçülü dozlarda içerim arada” dedi. Boyalı dudaklarına büzüştüre büzüştüre, kibarlıından eriyoo zilli. “De gidim deee, incirin çekirdenin yağınıda çıkarmak neeeden aklınıza geldii. Çalışan gızlara, bene incirli neleriniz vaasan, verin şurdan” dedim. Yağlarının yanında bide kolonyasını vedilee incirin.

“Hadi gaari oolum! binelim motara da eve gidelim gaarii” dedim. “Bidene yatak alalım da evden, bizim incir talasında yatalım. Bu gadaa değerli bi nimetin, bi denesini bilen yere düşürüp de zebil etmeyelim” dedim.

Çokta keyiflenivedim gaari. Bu sene incir parasınnan oolumuda everin gariii. Davulları dövdürü veririn gaarii. De gidim deee! Bööle verimli memlekette, nası kasım kasım kasılmasın efelerimiiz.

Dağın daşın altın Aydııınnn...

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
31Tem

AYDIN’IN BALLI ALTINLARI

25Tem

KADIN DA ÖZGÜRLÜK

22Tem

MANEVİYATTAKİ HUZUR

28Haz

Aşk

13Haz

DÜNYA YALAN, ÖLÜM GERÇEK

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş