OĞLUNU SADİST Mİ YETİŞTİRİYORSUN - Suna ALTINÖZ

OĞLUNU SADİST Mİ YETİŞTİRİYORSUN


      Oğlunu sadist mi yetiştiriyorsun...                                

      Oğlun var yere göğe sığdıramadığın, pamuklara sardığın, masumun. Tek oğlan sende var sandığın, Sultan Süleyman gibi gördüğün oğlan. ‘En iyisini yesin, en pahalısını giysin, göklere taşı atsın ama altında başkalarını durdursun’ istersin. ‘Ezsin, ezilmesin’ dersin. ‘Elindekiler senin, dik dur, kaptırma’ da dersin. Sokakta çocuklarla tartışır, hemen çocukların dersini verirsin.

       Çünkü o senin oğlundur, ezsin ezilmesin istersin. Hiç haklıyı haksızı sorgulamazsın, ‘benim çocuğuma kimse dokunamaz’ diyerek oğlunu pohpohlarsın. Okula gitsin, okulda en üstün görülen olsun istersin. ‘Öğretmene bile kafa tutuyor’ diye gurur duyarsın. Haksızken haklı olmaya çalışan oğlunu akıllı görürsün. Çocuğuna kızan öğretmene gider, haddini bildirirsin. Çünkü sen oğlunu ezdirmezsin.

      Sokakta arkadaşından dayak yediğinde, bunun yenilgi olmadığını, karşı tarafın kusuru olduğunu, adaleti, kanunu, çocuğuna yavaş yavaş beynine sindirmektense, doğruyu öğütlemektense, kini nefreti öğretirsin ve sokağa geri  gönderip ‘o çocuğu dövmeden eve girme’ dersin.

      Çocuğunun ağlayarak yüreğinin yumuşamasına izin vermezsin.’ Erkek ağlamaz kes sesini’ dersin. Arkadaşına attığı yumruktan gurur duyarsın, ‘aferin, adamsın’ dersin.

      Oğlunun en gurur duyduğun tarafı, erkek adamın olmazsa olmazı olan kızlar, oğluna yangın olacak, aşkla bakacaklar. ‘Kerata oğlum ne canlar yakacak, babasının oğlu leeenn’ diye diye, oğlunun yüreğine bencilliği ve hırsları yerleştirirsin. Bencillik ve hırslarla yoğurursun oğlunun tertemiz saf duygularını. Bir de namusu yüklersin oğlunun omuzlarına. ‘Kadın adamın namusudur aslanım, şerefindir, yüzünü yere indirmesin’ diye, diye beynini yıkarsın.

      Gün gelir o aslanın, can parçan, dünyaları serdiğin oğlun  bir kadına gönül vermek ister ya, işte o istediği kadında bir ana kuzusu. Senin oğlunun önüne, senin gibi köle olmayacaktır. Sınırları vardır el kızının, hayalleri, istekleri vardır aşık olduğu adamdan.

      Sen, almayı bilen, vermenin ne olduğunu bilmeyen bir sadist yetiştirdin. Kadını esaretine alanlar kimler bilir misin? İşte o yetiştirdiğin, dünyaları önüne serdiğin o sadist evlatlardır. Kaybetmeyi bilmez, kabullenmez, kadının her reddi onun için bir ihanettir. Onun için bir kadının onu terk etmesi imkansızdır. Çünkü, kadına çektirdiği acı onun haz duygularının tatmin oluşudur. Dünyayı önüne serdiğin oğlun, bir kadın tarafından kaybetmeyi öğrenecektir, ama kabullenemeyecektir.

      Bilir misin sevgili aile;

     -Senin hep kazanmayı öğrettiğin, padişahlar gibi yetiştirdiğin oğlun, el kızını yakarken, senin kuzun yanmaz sanma, yanacak.

      -Sen de yavrun için yanacaksın.

      -Sen oğluna iyilik yapmanın güzelliğini öğrettin mi?-Elindeki ekmeğini aç bir çocuğa vermenin sevabını anlattın mı?

      -Bir hayvana şefkatle dokunmayı öğrettin mi sen, yaşlı ve özürlüye yardım ettirdin mi oğluna?

      -Kulağını çeken öğretmenin bir büyüğü olduğunu, ‘ileride tatlı bir anın olacak saygılı olmalısın’ dedin mi?

      -Güzel ahlakı yavruna anlattın mı sen?

     -Sen oğlun sınırları aştığında suçlarında hiç yaşına uygun tatlı cezalar verdin mi?

      Vermedin…

     ‘Ben çocuğumun bir kulağını bile çekmedim, kıyamam paşama’ diyerek gururla anlattın. Evlilikte eşitliği, ‘marketten ekmeği sen getir, masaya karın koysun. Aynı sofrada toplanın’ dedin mi? ‘Karın marketten ekmekle gelirse, masaya sen koy oğlum’ dedin mi? Demedin.

     Sen oğlunu ‘hayatının tadını çıkarsın, ben yaşamadım o yaşasın’ diyerek, saçma bir fikre odaklanıp başı boş hayata bıraktın. En acısı, ’sevdiğin seni severse  bir yuva kurulur’ diye anlatmadın. ‘Sevdiğin kadın seni istemezse bırak gitsin’ demedin. Kadının bir birey olduğunu, kendi namusundan kadının kendisi sorumlu olduğunu anlatmadın. ‘Yüreği senin için atmayan kadını kafese koysan de tutamazsın, aç kafesi uçsun gitsin’ demedin. ‘Sen güçlüsün oğlum kadına, acize zulmetmezsin’ demedin. Sen oğluna, ‘adam gibi adam kimseyi gücüyle ezmez’ demedin. ‘Adam; korur, kanat gerer. Adam; gözlerinin yaşını yüreğine akıtır, ama bir başkasının gözünün yaşını akıtmak için can yakmaz’ demedin. ‘Yüreği güzel adamın mükafatı rabbindedir, sabret yavrum’ demedin ki sen bir gün.

     Eyy anne-baba, sen bunları vermedinse oğluna, bugün sevdasını reddeden kadının, o ana kuzusu el kızının canını elleriyle parçalarken, onu toprağa koyarken, ne namusu temizlenir, ne de kadın onun olarak kalır.

     Senin paşa oğlunun adı ‘cani sevgili’ ya da ‘cani kocadır’ artık. Maalesef oğlun hayat sınavını kaybetti. Sen de oğlunu kaybettin. Vicdanınla baş başa kaldın. Düşün, ‘ben yavrumu nasıl hırslarla yoğurdum ki benim yavrum bu kadar gaddar oldu’ de. Senin bencilliklerin ve egon yüzünden Allah’ın avucuna verdiği bir sabiyi ‘kazansın’ diyerek soktuğun hayat yarışında nasıl mağlup olduğunu gör.

     Gör ki anne-baba, ‘kaybetmek, bırakmak, yürekten vermek bir erdemliktir, adamlıktır’ nasihatleri vermedin. Sabi çocuğuna almayı öğretmeden önce vermeyi öğretseydin bazen kaybetmesine, ağlamasına izin verseydin. ‘insan bazen kaybederken kazanır’ deseydin. Yüreğe akan her gözyaşı ruhu besler, yüreğindeki kini-nefreti alır, merhameti güçlendirir. Bunu bilseydin keşke.

     Keşke, o senin aslanın başka ana-babanın prensesini parçalamasaydı da, o demir kafese konmasaydı. Münevver Karabulut gibi bir çok kadın kara toprak olmasaydı.

    Sen anne baba, sen oğlunun yalnızca bu dünyadaki yenilgisini görmedin, ahirette kaybettiği cenneti gördün sen. Hırsların, yüksek egoların, insanın cehennem ateşini nasıl körüklediğini gördün.

    İşte acı hayat…

    Hep kazanacağım sanırken, bir gün hayata yenilmişsin.

    Yaratanın sınavından geçememişsin maalesef.

    Maalesef zamanında gözden akmasına izin vermediğin har damla gözyaşı bugün kan oldu, can oldu aktı maalesef.  

    Hayat sınavından kazandım sanırken kaybettin maalesef, maalesef…

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
31Tem

AYDIN’IN BALLI ALTINLARI

25Tem

KADIN DA ÖZGÜRLÜK

22Tem

MANEVİYATTAKİ HUZUR

28Haz

Aşk

13Haz

DÜNYA YALAN, ÖLÜM GERÇEK

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
uğur soğutma aş